KÂĞIT İLE KALEMİN AŞKI
Bir kâğıt ile bir kalem birbirine âşık olabilir mi? Hiç düşündünüz mü?
Bence bu, öyle sıradan bir duygu değil. Dokundukça derinleşen, sustukça anlam kazanan, her mürekkep damlasında büyüyen büyüleyici bir sevdadır.
Hatta yeryüzündeki en samimi, en derin bağlılıktır onlarınkisi. Çünkü aşkları ne gösterişe ne de süslü sözlere ihtiyaç duyar. Kalemin ucunun usulca dokunması yeter de artar kâğıda…
Sonra ne mi olur?
Sözcükler birer birer dökülür mürekkebin ucundan; cümleler şiirlere, duygular imgelere dönüşür. Bembeyaz, sessiz ve ıssız duran bir kâğıt hayal edin masada.
Ardından bir kalem dokunur ona zarifçe ve o anda başlar her şey: İlk temas, ilk kelime, ilk dize…
Kalem içindekileri anlatır; kâğıt, derin bir sadakatle dinler. İçine attıkların dilinden dökülmediğinde gönül bembeyaz bir kâğıda döker tüm biriktirdiklerini. Kalem heyecanla sözcükleri dizelere işlerken kâğıt sabırla bekler. Ne sözünü keser kalemin ne de ona sırtını döner.
Belki de bu yüzden insanlar, kimseye anlatamadıklarını bir kâğıda döküp rahatlamayı seçerler.
Tabii ki bu tutkulu eşleşmede hüzün de vardır. Kalem, bazen o bembeyaz sayfada acıları da görünür kılar. Bir ayrılığın kalpte bıraktığı sızıyı, bir kaybın yarattığı enkazı ya da bir vedanın sessizliğini döker kâğıda.
Üstelik kalem, kâğıdın hassas kalbini bilen tek kişidir. Bazen fazla bastırdığında derin bir iz bırakır onda, bazen de yanlış bir sözcükle o saf beyazlığı zedeler.
Sonra bir silgi gelir; o hatayı silip götürmek ister ama ne yazık ki hiçbir iz tamamen kaybolmaz. Kâğıt, silinip gitmiş zannedilen o hafif izlerin gölgesini bile bir ömür taşır kalbinde; tıpkı insanın, geçmiş kırgınlıkların izini ruhunda sakladığı gibi.
Kalem yoksa kâğıt, anlatılmayı bekleyen derin bir hissiyat kuyusudur. Kâğıt yoksa kalem, içindekileri aktaracak bir sırdaş arayan yalnız bir yolcu…
Ve biliyor musunuz, ben en çok onların ayrıldığı o anı seviyorum.
Neden mi?
Çünkü kalem kâğıttan ayrıldığında görünürde her şey bitmiştir; oysa geride dökülen her şeyle tamamlanmış derin bir şiir, etkileyici bir roman ya da ölümsüz bir eser kalmıştır.
Bazı aşklar kavuşunca değil, birbirine anlam katınca güzelleşir.
Çok güzel bir yazı olmuş, mürekkebiniz kurumasın