KENDİNE ÇIKMAYAN YOLLAR
Gece, yine denizin sinesine bıraktı kederini,
Bir ben duydum dalgaların kıyıya çarpan sesini.
Göğün hangi yıldızına baksam seni aradım,
Meğer ben, kendimde kaybetmişim kendimi.
Bir vakitler ufka sığdırırdım bütün düşlerimi,
Şimdi bir pencereye sığmıyor içimdeki gökyüzü.
Ne yana dönsem yarım kalmış bir hikâye,
Ne yana baksam geçmişten kalma bir sızı.
Söyle, insan kaç kez büyür bir ömrün içinde?
Kaç kez çocuk kalır, kimse görmeden?
Kaç kez susar da bir ömür konuşur gönlü,
Kaç kez vazgeçer, vazgeçtiğini bilmeden?
Ben bazı geceler kendime bile geç kaldım,
Kapısını çalmadım içimdeki odaların. Biriktirdim ne varsa dilimin ucunda, sonra hepsini emanet ettim duaya.
Mamafih, her hicranın bir hikmeti vardır, derler
Her karanlığın ardında bir seher gizli.
Lâkin insan, karanlığın içindeyken bilemez
Hangi yaranın rahmet, hangi bekleyişin müjde olduğunu.
Ben artık her gidişe bir isim vermiyorum,
Her susuşu ayrılık, her kaybı felaket bilmiyorum.
Zira bazı yollar insanı bir yere götürmez
İnsanı, kendinden kaçamayacağı bir yere bırakır.
Ve ben, bütün yolların sustuğu yerde
Bir avuç göğe bakıp yeniden inanıyorum.
Belki de hayat dediğimiz, kavuşmaktan ziyade kavuşamayışlarımızla olgunlaşmaktır.
Şimdi deniz susuyor, gece dinliyor beni.
Uzakta bir yıldız, sanki duamın ucunda.
Ben hâlâ bütün cevapları bilmiyorum.