27 Ekim 2026, 11:20:05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 21°C
Açık
Afyon
21°C
Açık
Pts 18°C
Sal 17°C
Çar 16°C
Per 13°C

BÜYÜMEK NE ZAMAN BAŞLAR

BÜYÜMEK NE ZAMAN BAŞLAR
26 Ekim 2026 14:44
129
A+
A-

Büyümek ne zaman başlar, hiç düşündün mü? Takvimler ilerlediğinde mi, yoksa kalbinde bir şeylerin yer değiştirdiğini hissettiğinde mi? Belki de ilk kez bir hayalin içinden çekilip gittiği an ya da kimseye söylemeden bir şeyi kabullenmek zorunda kaldığında başlar. İnsan, gerçekleri gördüğünde değil; onları içine sindirdiğinde öğrenir.

Ve o anlarda, içindeki çocuk susmayı biraz daha öğrenir. Eskiden kolayca kurulan cümleler, yerini uzun sessizliklere bırakır. Anlatmak istersin ama kelimeler yetersiz kalır; bazı duyguların sesi yoktur. İşte o sessizlikte değişir insan.

Her şeyin eskisi gibi olmayacağını fark ettiğin o ince çizgide yürümektir. Ne tamamen geride kalabilirsin ne de tam anlamıyla ileriye gidebilirsin. Bir yanın hâlâ çocuk kalmak isterken, diğer yanın mecburen olgunlaşır. Bu yol en çok vazgeçmeyi öğrenmektir. Her istediğine ulaşamayacağını, her sevdiğinin kalmayacağını, her duanın kabul olmayacağını kabullenmek… Ama yine de içten içe umut etmeye devam etmektir. İnsan; kırıldıkça sertleşmez her zaman, kırıldıkça derinleşir. Derinleşen her kalp, dünyayı biraz daha farklı görmeye başlar. İşte o zaman anlar eksilerek çoğaldığını. Sonra bir gün geriye dönüp baktığında fark edersin; sandığın gibi bir anda olmamıştır her şey. Küçük küçük eksilmelerle, sessiz kabullenişlerle, içten içe verilen vedalarla yavaş yavaş yerleşmiştir içine.

Belki de asıl mesele, buna rağmen içindeki çocuğu kaybetmemeyi başarabilmektir. Her şeye rağmen hâlâ heyecanlanabilmek, küçük şeylerle mutlu olabilmek, bir umudu sonuna kadar taşıyabilmek… İnsan; ne kadar değişirse değişsin, içinde sakladığı o küçük parça sayesinde hayata tutunur. En çok orada, en kırılgan yerinde güçlenir. Bu yüzden yolculuk sadece kaybetmek değildir; kaybettiklerinle yeniden kim olduğunu öğrenmekle başlar. Bu yüzden hiçbir zaman tamamlanan bir süreç değildir. İnsan her yaşta biraz daha değişir, biraz daha anlar, biraz daha kabullenir. Dün ağır gelen şeyler hafifler, bugün vazgeçilmez sandıkların yarın bir hatıraya dönüşür. İçten bir yer hep kalır. İncinen, umut eden, yeniden başlayan o yer. Tamam olarak burada gizlidir. Her şeye rağmen yeniden ayağa kalkabilmekte, kalbini kırık yerlerinden ışık sızmasına izin verebilmekte…

Ve en çok da ne kadar değişirsen değiş, kendine yabancılaşmamayı başarabilmekte. Çünkü insan, hayatın ona öğrettikleri ile değil; o öğrendikleriyle neye dönüştüğüyle şekillenir. Günün sonunda anlar ki bu bir son değil. Kendine doğru yapılan uzun, sessiz bir yolculuktur. Bu yolculukta bazen durursun. Nefeslenmek için, toparlanmak için belki de sadece hissettiklerini anlamlandırabilmek için. O durakta fark edersin; acele etmenin hiçbir şey değiştirmediğini, bazı yaraların ancak kabuk bağladığını. Sonra yeniden yürümeyi öğrenirsin. Daha temkinli biraz daha yavaş ama en çok farkında… Kime tutunacağını, neyi bırakman gerektiğini, hangi yüklerin sana ait olmadığını anlarsın. Her bıraktığında aslında hafiflediğinin farkına varırsın. Ağırlaşarak değil, sadeleşerek ilerlemektir asıl olan. Kalabalıkların içinde kaybolmak yerine, kendi iç sesini duyabilmek.Her şeye rağmen kalbini kapatmamayı seçebilmek. Çünkü en çok yaralanan yer, en güçlenen yerdir. İnsan en çok oradan güç alır.

 

 

Ben Feride kitapların dünyasında kendini bulan kelimelerle düşünmeyi ve anlatmayı seven biriyim insanların sakladıkları duyguları yazıya dökmeyi seviyorum iki çocuk annesiyim.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.