27 Ekim 2026, 11:18:08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 21°C
Açık
Afyon
21°C
Açık
Pts 18°C
Sal 17°C
Çar 16°C
Per 13°C

KÂĞIT İLE KALEMİN AŞKI

KÂĞIT İLE KALEMİN AŞKI
23 Ekim 2026 12:44
70
A+
A-

Bir kâğıt ile bir kalem birbirine âşık olabilir mi? Hiç düşündünüz mü?

Bence bu, öyle sıradan bir duygu değil. Dokundukça derinleşen, sustukça anlam kazanan, her mürekkep damlasında büyüyen büyüleyici bir sevdadır.

Hatta yeryüzündeki en samimi, en derin bağlılıktır onlarınkisi. Çünkü aşkları ne gösterişe ne de süslü sözlere ihtiyaç duyar. Kalemin ucunun usulca dokunması yeter de artar kâğıda…

Sonra ne mi olur?

Sözcükler birer birer dökülür mürekkebin ucundan; cümleler şiirlere, duygular imgelere dönüşür. Bembeyaz, sessiz ve ıssız duran bir kâğıt hayal edin masada.

Ardından bir kalem dokunur ona zarifçe ve o anda başlar her şey: İlk temas, ilk kelime, ilk dize…

Kalem içindekileri anlatır; kâğıt, derin bir sadakatle dinler. İçine attıkların dilinden dökülmediğinde gönül bembeyaz bir kâğıda döker tüm biriktirdiklerini. Kalem heyecanla sözcükleri dizelere işlerken kâğıt sabırla bekler. Ne sözünü keser kalemin ne de ona sırtını döner.

Belki de bu yüzden insanlar, kimseye anlatamadıklarını bir kâğıda döküp rahatlamayı seçerler.

Tabii ki bu tutkulu eşleşmede hüzün de vardır. Kalem, bazen o bembeyaz sayfada acıları da görünür kılar. Bir ayrılığın kalpte bıraktığı sızıyı, bir kaybın yarattığı enkazı ya da bir vedanın sessizliğini döker kâğıda.

Üstelik kalem, kâğıdın hassas kalbini bilen tek kişidir. Bazen fazla bastırdığında derin bir iz bırakır onda, bazen de yanlış bir sözcükle o saf beyazlığı zedeler.

Sonra bir silgi gelir; o hatayı silip götürmek ister ama ne yazık ki hiçbir iz tamamen kaybolmaz. Kâğıt, silinip gitmiş zannedilen o hafif izlerin gölgesini bile bir ömür taşır kalbinde; tıpkı insanın, geçmiş kırgınlıkların izini ruhunda sakladığı gibi.

Kalem yoksa kâğıt, anlatılmayı bekleyen derin bir hissiyat kuyusudur. Kâğıt yoksa kalem, içindekileri aktaracak bir sırdaş arayan yalnız bir yolcu…

Ve biliyor musunuz, ben en çok onların ayrıldığı o anı seviyorum.

Neden mi?

Çünkü kalem kâğıttan ayrıldığında görünürde her şey bitmiştir; oysa geride dökülen her şeyle tamamlanmış derin bir şiir, etkileyici bir roman ya da ölümsüz bir eser kalmıştır.

 

Bazı aşklar kavuşunca değil, birbirine anlam katınca güzelleşir.

ETİKETLER: , ,
Adım Büşra Akel. Ayvalıklıyım. Daha çok deneme yazısı yazıyorum. Onun dışında şiir, gezi yazısı da yazıyorum. Gezmek, yazmak ve okumak hayatımın vazgeçilmez hobileri.
YORUMLAR

  1. Abdurrahman Gürle dedi ki:

    Çok güzel bir yazı olmuş, mürekkebiniz kurumasın