1 Ekim 2026, 01:59:12
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 19°C
Hafif Yağmurlu
Afyon
19°C
Hafif Yağmurlu
Per 14°C
Cum 16°C
Cts 15°C
Paz 17°C

ZİHNİNDEKİ YABANCI

ZİHNİNDEKİ YABANCI
30 Eylül 2026 19:32
23
A+
A-

Şu an bu cümleyi okurken zihninizin içinde bir ses yankılanıyor. Dudaklarınız kıpırdamıyor, ses telleriniz titreşmiyor ama kafanızın içinde size ait olduğunu düşündüğünüz berrak bir anlatıcı var. Peki, gün boyunca susmayan, seçimlerinizi sorgulayan, geçmişi yargılayıp geleceği planlayan o iç ses gerçekten siz misiniz?

Nörobilimin ve bilişsel psikolojinin son yıllarda ortaya koyduğu gerçekler oldukça sarsıcı: Nüfusun önemli bir kısmı hayatı boyunca tek bir iç ses bile duymuyor. “Anendofazi” denilen bu durumda insanlar düşüncelerini kelimelerle değil soyut hisler, görüntüler veya kavramsal haritalar üzerinden işliyor. Yani kafamızın içindeki o aralıksız konuşma, insanın fabrika ayarı değil beynin geliştirdiği yöntemlerden sadece biri.

Daha da tuhaf olanı, modern nöroloji deneylerinin gösterdiği “hazır olma potansiyeli” (readiness potential). Siz bir kararı verdiğinizi ve bunu kendinize fısıldadığınızı hissettiğiniz andan yüzlerce milisaniye önce, beyninizin motor korteksi o kararı çoktan vermiş oluyor. Yani iç sesiniz bir kaptan değil. Aslında kararlar çoktan verildikten sonra mikrofonu eline alıp olan biteni bir hikâye gibi özetleyen bir yorumcu.

Peki, o anlatıcı sustuğunda geriye ne kalır? Bir şeye tüm dikkatinizle odaklandığınızda, derin bir uykuya dalarken ya da aniden beliren bir tehlike anında o ses kaybolur, ama siz var olmaya devam edersiniz.

Kafanızın içindeki monolog belki de sandığınız kadar “özne” değildir. Bir dahaki sefere zihniniz sizinle konuşmaya başladığında durup şunu düşünün: Konuşan sizseniz, arkada durup onu dinleyen kim?

ETİKETLER: , ,
Ben Nisa Nur Kalkan, fizik bölümü okuyorum. Hayatı anlamaya çalışırken elime geçen en güçlü şey kalem oldu.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.