1 Mayıs 2026, 22:16:37
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 15°C
Hafif Yağmurlu
Afyon
15°C
Hafif Yağmurlu
Cts 6°C
Paz 4°C
Pts 4°C
Sal 7°C

KADERİN DİBİ

KADERİN DİBİ
16 Mart 2026 10:37
173
A+
A-

 

İnsan, hicranla anılan bu gezegende mutluluğa ve umuda çoğu zaman hasret kalır. Gülmek, gözlerinin içinin parlaması, bazen insana beklenenden daha uzak görünür. Hayatın ağırlığı, insanın omuzlarına öyle bir çöker ki kişi zaman zaman yaşamanın kendisini bile bir yük gibi hisseder. Fakat insanın varlığı başlı başına bir imtihanın parçasıdır.

Belki de insanın en büyük gerçeği budur: İmtihan üzere yaratılmış olmak. Ümidin solmaması, ne kadar zor olursa olsun ayakta kalabilmek ve hayatın ağırlığını taşıyabilmek… Bazen insan öyle zamanlardan geçer ki sabrın sınırlarını zorlar. Fakat yine de yaşamaya devam eder. Çünkü insanın hikâyesi, çoğu zaman dayanmanın hikâyesidir.

Halk arasında sıkça söylenen bir söz vardır: “Allah insana kaldıramayacağı yükü vermez.” Bu söz, kaderin sessiz fakat derin bir ifadesi gibidir. Her insan kendi kaderinin içinde yürür ve o kader onu bazen en dip noktaya kadar götürebilir. İnsan o noktada, hayatın en ağır yüzüyle karşılaşır. İşte o an, insanın kendi içindeki sabırla tanıştığı andır.

Belki de kader dediğimiz şey tam olarak budur. İnsan bazen hayatın en dip noktasını görmek zorunda kalır. Kaderin bir dibi olduğu gibi insanın da bir dibi vardır. Kişi o noktaya geldiğinde çoğu zaman ne yapacağını bilemez. Çünkü insanın gücü her şeyi değiştirmeye yetmez. Bazı şeyler vardır ki insanın iradesinin ötesindedir.

Böyle zamanlarda yapılabilecek tek şey bazen susmaktır. Zamana bırakmak, beklemek ve sabretmek… Bu imtihanın içinde asıl amaç, insanın hem kendisine hem de kendisinin üstündeki güce mahcup olmadan dipten çıkabilmesidir. Bu dipten tek başına çıkamaz. Çünkü bazı düğümler insanın çabasıyla değil, zamanın yavaş, sessizce ve bu gücün dokunuşuyla çözülür.

İnsan hayatı boyunca türlü zorluklarla karşılaşabilir. Kimi zaman şartlar ağırlaşır, yükler çoğalır ve insanın gücünü aşar gibi görünür. Fakat buna rağmen insanın varoluşu ayakta kalmayı ve yaşamayı gerektirir. Çünkü hayat, çoğu zaman zorluklara rağmen devam edebilmenin adıdır. Yaşamın tadında bu vardır. Yaşamın tadı biraz da buradadır: Belkilerle yaşamak ve o belkilerden birinin gerçekleşmesini beklemek. Kader dediğimiz de budur.

Belki de insanın gerçek gücü tam burada ortaya çıkar: En dip noktaya yaklaştığını düşündüğü zamanlarda bile varlığını sürdürmeye devam edebilmesinde. Çünkü dip çoğu zaman son değildir. Bazen dip dediğimiz yer, yeniden ayağa kalkmanın başladığı yerdir. Yeniden ayağa kalkıp çeşitli ferahlıklarla kavuşmayı beklemektir.

Belki de insan bunun için yaşar: Dipte geçen günlerin biteceğine inanmak ve bir gün umuda sarıldığı anlarla gönlünce yaşayabilmek.

 

Muzaffer Çurak, Sınıf öğretmeniyim. İlkokuldan beri edebiyatla hobi olarak uğraşıyorum.  
YORUMLAR

  1. Anonim dedi ki:

    Harika bir eser olmuş .Yazarimizin kalemine ve yüreğine sağlık. Umarım bu güzel eserlerin devamı gelir