İNSAN NE ZAMAN İYİLEŞİR?
İnsan, iyileşmeye tam olarak ne zaman başlar? Ruhen ve manen iyileşmek ne zaman mümkündür? Bunun belirli bir zamanı var mıdır yoksa yıllar süren bir yolculuk mudur? Hayatın karşısında değil yanında durabilmeyi öğrenmek ve zihinsel sağlığı koruyabilmek, çağımızın en kıymetli reçetelerinden biridir.
Geçmişinle, bugününle ve bedeninle barışmak… Yaşadığın her şeyle, hatta anne-babanla barışabilmek… İnsan, pek çok hadiseye merhamet nazarıyla bakmaya başladığında yüreğinin hafiflediğine de şahit olur. Önce kendine şefkat ve merhametle yaklaşabildiğinde ruhunda yeni pencereler açılır. Her ne kadar meşakkatli olsa da terapinin dehlizlerinden geçip yeni bir bakış kazanan insan, zamanla hayata da merhametle bakmayı öğrenir.
Yeryüzündeki tüm canlılara, geçmişin yüküne rağmen anne babasına ve en önemlisi kendisine merhamet gösterebildiğinde dünyanın rengi yavaş yavaş değişmeye başlar. Farkında olmadan kendine yapabileceği en büyük iyiliklerden birini yapar.
Kuşun kanadından geçmişin izlerine uzanan bu yolculuk, aslında insanın kendi içine yaptığı uzun bir seferdir. Var olduğumuz her saniye, aldığımız her nefes; kalbimize, kendimize ve çevremize biraz daha yakından bakabilmek için bir fırsattır. İşte o zaman büyük hesaplaşmalar, bitmek bilmeyen şikâyetler hafifler. Çıkılmaz denilen yollar yavaş yavaş aşılır, açılmaz sanılan kapılar bir gün sessizce aralanır.
Hayat uzun bir yol…
İnsan, ömür sermayesinin sayfalarını tüketirken çoğu zaman en kıymetli hakikati fark edemez: merhameti.
Kuşa, ağaca, ormana, hayvana, doğaya, ailesine…
Ve en çok da kendine.