HOŞÇA KAL
Hoşça kal,
Kırgınlıklarım, kırık yanlarım, kırıldıklarım.
İçimde büyüttüğüm sessizlikler,
Kimseye söyleyemediğim sızılarım.
Hoşça kal,
Üzüntülerim, hayal kırıklarım,
Olmayacağını bile bile kurduğum düşlerim,
Gerçek olmayacağını bilmeden
Beklediğim güzel günlerim.
Hoşça kal,
Geceye bıraktığım düşüncelerim,
Sabaha taşıdığım yorgunluklarım,
Bir türlü susturamadığım iç sesim,
Kendime sakladığım gözyaşlarım.
Hoşça kal,
Dilimde yarım kalan cümlelerim,
Kalbimde tamamlanmamış hikâyelerim,
Vaktinde söyleyemediğim sözlerim,
Çoktan bitmiş şeylere
Hâlâ açık kalan kapılarım.
Hoşça kal,
“Keşke”lerim,
“Ya şöyle olsaydı?”larım,
Olmayan ihtimallerin peşinden
Sürüklediğim kendim.
Hoşça kal,
Herkesi affedip
Kendimi affetmediğim günlerim.
Herkese yetişip
Kendime geç kaldığım zamanlarım.
Gülüşlerimin ardına sakladığım
O eski benliğim.
Hoşça kal,
Beni olduğum yerde tutan korkularım,
Adım atmama engel olan şüphelerim,
Kendime kurduğum duvarlarım,
Başlamadan bitirdiğim hayallerim.
Hoşça kal,
Bana ağır gelen ne varsa.
Taşıdığım, sustuğum,
İçimde büyüttüğüm ne varsa…
Hoşça kal,
Eski acılarım.
Eski korkularım.
Eski yaralarım.
Ben artık,
Kendime döneceğim.
Ve belki ilk kez,
Bir vedayı,
Bir başkasına değil
Kendime vereceğim.
Hoşça kal,
Geçmiş.
Hoşça kal,
Eski ben.
Şimdi,
Kendime yeniden,
Merhaba diyeceğim.