HER ŞEYE RAĞMEN
Herkesin hayatında birçok rağmen vardır. Ona rağmen, buna rağmen, şuna rağmen… Her şeye rağmen devam edebiliriz, gülebiliriz, umut edebiliriz, sevebiliriz, affedebiliriz… Liste kendimize göre uzar gider…
“İnsan zamanla anlıyor.” diye başlayan cümlenin içinde neler neler saklıdır.
İnsan zamanla; çok gülse de ağlayabileceğini, çok sevse de sevilmeyebileceğini, çok çabalasa da bazen olmayabileceğini, çok güvense de yanılabileceğini anlıyor. Bütün olanlara rağmen devam ettiğin, hayata tutunduğun için bunun adına olgunlaşma deniyor.
İnsan her şeye alışır; yine de yaşamaya, yola devam eder.
Jack London, ‘Yol’ adlı kitabında şöyle söyler: “Yola devam ettim çünkü onsuz yapamadım… Çünkü devam etmek, etmemekten daha kolaydı.”
İnsan yaşamaya devam eder ancak yaşamaya devam eden aynı kişi değildir artık. Nasıl olabilir ki insan ilk hâli gibi? Hayat hâlden hâle sokarken, mümkün mü aynı kalabilmek? Bir heykeltıraş gibi yontar insanı yaşadıkları. Acıtır her darbe, iz bırakır, şekilden şekle sokar. Yeni sana alışırsın, alışmak zorundasın; yoksa yük olur insana taşıdığı her bir duygu.
Hayatın hepimize aynı olmasını beklemek beyhude bir bekleyiş olur. Senin taşıdığın bana ağır, benimki sana hafif gelebilir ya da tam tersi… Yüklerimizi, acılarımızı yarıştır(a)mayız. Geldiğimiz yol, yürüdüğümüz yol, gideceğimiz yol bambaşkayken ben kendimden sorumluyum; her şeye rağmen…