NASIL YAŞAMALIYIM?
Yeryüzünde yaşayan bitkiler, gökyüzünde süzülen kuşlar, suyun derinliklerinde nefes alabilen canlılar, Afrika’nın kızgın çöllerindeki yırtıcı hayvanlar, evrende adını bile bilmediğim varlıklar ve karada yaşayan insanlar…
Hepsini bir çırpıda yaşayan canlılar olarak saysam da yaşamak gerçekten neydi?
Nefes alıp vermek, yemek, içmek, üremek, su ve güneş…
Bunlar benim için, insan için yeterli miydi?
Yok, yetmez.
Bunlar benim hayatta kalmam, yaşamımı sürdürmem için elzem olanlar.
Bir de benim görünmeyenim var: bedenimin içine hapsettiğim, bana ait olan, benimle her daim iç içe olan… Beni benden iyi bilenim; benden ayrıldığında “ben olmadığım”. Bir varmış, bir yokmuş olduğum ruhum…
Ruhum, sen söyle:
Sence yaşamak ne demek?
Sen nasıl yaşamak istersin?
Ya da ruhum,
sana nasıl davranılsın istersin?
Ben, ben mi?
Ben gerçekten nasıl yaşamak isterim, bilir misin?
En başta huzur isterim; biraz sükûnet, biraz yağmur…
Su ve güneşi severim. Soğuk ve sıcak da kararınca olsun isterim.
Şefkatle sarıp sarmalanmayı, sırtımın sıvazlanmasını isterim.
Hedefe doğru yürümeyi; olana şükür, olmayana teslim olmayı,
yaratılanı, Yaratan’dan dolayı sevmeyi,
yapabildiklerimi görüp yapamayacaklarımın da olduğunu unutmamayı,
kendimden başka insan olmadığını düşünmemeyi,
kendimin de biricik olduğunun, Yaratan tarafından bana bahşedildiğini bilmeyi,
kıymetimi bilip kendimi kıymetsizleştirmemeyi,
özgürlüğün insana bahşedildiğini bilip har vurup harman savurmamayı,
hepi topu altmış yıllık bir serüvenin içinde yaşarken gök kubbede hoş bir seda bırakmayı isterim.
Velhasıl:
Bugün var, yarın yok olacağımızı unutmadan yaşamayı isterim.
Bunca yazılana rağmen, sen nasıl istersen öyle yaşa derim.
Okurken kendimle baş başa kaldım. Hayatta kalmakla yaşamak arasındaki farkı bu kadar net hissettiren bir yazı uzun zamandır okumamıştım. Kaleminize sağlık.
Beni, yargılamadan düşündüren, acele ettirmeden sorgulatan bir metindi. “Sen nasıl istersen öyle yaşa” cümlesiyle içim rahatladı. Paylaştığınız için teşekkür ederim.
Bu yazı bana nefes aldığım her anın gerçekten bana ait olup olmadığını sordu. Cevabı hemen bulamasam da bu soruyu bana bıraktığınız için minnettarım.