TELİ KIRIK BİR PİYANOYUM
Teli kırık bir piyanoyum, ezgimse tanrı çalgısı.
Mırıldanır kulaklarımda ölümün asi şarkısı.
Melavetim Kemal’e bahir, serilsin akla yaygısı.
Lüzumu mükâfat bilir, düşerse hakka kaygısı.
Ölüm derin bir uykudur, kime görülmüş rüyası?
Uykusuz kalanların dine bürünmüş güyâsı.
Ne vasiliği kurtarır beni ne âlimin duası.
Ben ki cümle terbiyecisiyim, özüm şiirin evliyası.
İnanç karanlık, kör bir gece; gördüklerim gün ortası.
Görmediğine mesul edinmek, inancın asıl kıssası.
Son isteğin hakikatimse, yakından zordur bulması.
Aklın kıymetini bilene dalımdan sarkar hurması.
Gökte gizli bir hüküm var, yerde mutlak yasası.
Bilgeler meclisindeyim, kuruldu aklın masası.
Şüpheyle yoğrulan sözüm, arar hakikat mayası.
Aklım söyler son sözünü ve bana kalır mirası.
Sual ile büyür idrak, budur fikrin ihyâsı.
Gerçeğe sırt çevirenin karanlıktır dünyası.
Ne sarık verir hikmetini ne kisvenin edâsı.
İrfan emekle yoğrulur, yoktur başka iddiası.
Ne göktekinin bir sırrıyım ne yerdekinin yanılgısı.
Gaipten peydah olur cehaletin akıllısı.
Şikâyetim cürümse eğer, aklın nedir manası?
Zincirini övenlerin hep gür çıkar nidası.