ÖZGÜRLÜK NEDİR?
Özgürlük nedir? Aslında cevabı bize basit gelen, ilkokul ikinci sınıftan beri anlamını bildiğimizi sandığımız bir kavramdır özgürlük. Bize ve genel olarak toplumumuza yansıtılan özgürlük anlayışı, “Bir bireyin, başka bir bireyin haklarını ihlal etmeden düşüncesini ifade edebilmesidir.” şeklindedir. Peki özgürlük, yalnızca hak ihlal edip etmemekle mi ilgilidir? Diyelim ki öyle, bu tanım özgürlüğü bütün yönleriyle açıklamaya yeter mi? Cevap açıkça hayır. Özgürlük, yalnızca birbirimizin haklarına saygı göstermek gibi dar bir çerçeveye indirgenemez. Bu, koca bir okyanusu küçük bir şişeye sığdırmaya çalışmaktan farksızdır.
Peki, gerçekte özgürlük nedir?
Bu soruya yüzyıllardır farklı tanımlar yapılmıştır. René Descartes’a göre özgürlük, akıl yoluyla doğruyu bulmaktır. Immanuel Kant’a göre insanın kendi iradesiyle ahlak yasalarına uymasıdır. Friedrich Nietzsche’ye göre ise insanın kendi iradesiyle kendi değerlerini belirlemesidir. Fyodor Dostoyevski’ye göre ise insanın yalnızca aklıyla değil duygularıyla da karar verebilmesidir.
Bana göre ise özgürlük, hayatın bize sunduğu seçenekler arasından en mantıklı olanı aklımızla değerlendirip tercih edebilmektir. Buna somut bir örnek verecek olursam, elimizde bir su şişesi olduğunu düşünelim. Bu şişeyi bir arkadaşımızın önüne koyduğumuzda, onu ister çöpe atar ister kullanır. O andan itibaren seçim tamamen ona aittir.
İnsan bu tanımlara göre özgür müdür? Aslında tam anlamıyla değildir. İnsan, özgürlüğünü yaptığı seçimlerle ve bu seçimlerin sonuçlarıyla şekillendirir. Johann Wolfgang von Goethe’nin de dediği gibi: “Özgür olmadıkları hâlde kendilerini özgür sananlar, en büyük esirlerdir.”
İşte bu kişiler, kendi özgürlük anlayışlarını oluşturmak yerine toplumun kendilerine dayattığı tanımı sorgulamadan kabul eden insanlardır. Bunun dışında kalan herkes ise belirli ölçüde özgürdür.
Tam özgürlük var mıdır? Varsa nasıl ulaşılır? Bana göre cevap yine nettir: Hayır. Tam özgürlük diye bir şey yoktur, yalnızca kişinin sahip olduğu özgürlük alanını genişletmesi mümkündür. Nasıl mı? Daha önce de söylediğim gibi özgürlük, bize sunulan seçenekler arasından en mantıklı olanı seçebilme becerisidir. Tıpkı diğer beceriler gibi bu da zamanla gelişir. Örneğin, on iki yaşındayken maddi ve manevi açıdan ailene bağımlısındır. Ancak ileride bir meslek sahibi olduğunda kendi kararlarını daha özgür biçimde verebilir, maddi ve manevi seçeneklerini büyük ölçüde kendin belirleyebilirsin.
Uzun lafın kısası, özgürlük toplumun dayattığı gibi yalnızca başkalarının haklarını gözetmekten ibaret değildir. Özgürlük, aynı zamanda bilinçli kararlar verebilme becerisidir. Bu beceriyi geliştirebilmek için ise önce kendi seçeneklerini oluşturman, ardından bunlar arasından en doğru tercihi yapabilmen gerekir.