SANA BİRİKTİRDİKLERİM
Sana anlatmak için bugün sahile gittim,
Sonra başka bir semte.
Sana anlatmak için
Başka dillerden şiirler okudum,
Başka ülkelerin yollarına düştüm.
Dostlarla buluştum,
Birini sevindirdim.
Fransızca bir şarkıyı dinledim;
Anlamadığım kelimelerin arasında
Adını aradım.
Sana anlatmak için
Ölüm çiçeği Lavinia’yı kokladım;
Bir insanın yokluğunun da
Bazen bir çiçek gibi yaklaşabileceğini
Öğrenmek için.
Sana anlatmak için daldım aynalara;
Yüzümdeki yabancıyı
Görmek için.
Geçmişi yokladım,
Bana ait olmayan hatıralarda
Kendime rastlamak için.
Sana anlatmak için
Sessizliği dinledim,
Kelimelerin yetişemediği yerde.
Seni aradım
Henüz var olmadığın zamanlarda.
Sana anlatmak için
Ömrümün içinde yürüdüm;
Bazen bir koridor gibi uzayan,
Çıkışını bulamadığım.
Bazı şehirleri sevdim,
İçlerinde hiç bulunmadan.
Bazı şeyleri özledim,
Varlıklarını hiç bilmeden.
Sana anlatmak için
Kırılmış zamanları topladım;
Saatlerin arasına sıkışmış
Ömür parçalarını.
Yaşadım belki de
Sana anlatacak bir şeylerim olsun diye.
Her gün biraz daha çoğaldı içimde
Söylenecekler;
Her gün biraz daha ağırlaştı
Suskunluğum.
Bazen korktum,
Bütün bu cümleleri
Sana söyleyemeden unutursam diye.
Bir gün çıkarsan karşıma,
Ellerim boş sanma;
Ben sana suskunluğumu getireceğim.
Çünkü bazı aşklar
Kavuşmadan önce büyür,
Bazı insanlar
Gelmeden önce yerleşir ömrümüze.
Ve sırf seni bulmak için
Yaşıyorum şimdi,
Takatimi tüketen bu dünyada.
Henüz karşıma çıkmamış sana
Bir hayat biriktiriyorum.
Sen geldiğinde
Anlatacaklarım bitecek belki.
O zaman anlayacağım:
Ben bütün bunları
Sana anlatmak için değil,
Seni beklerken
Kendimi bulmak için biriktirmişlerimi.
Henüz karşıma çıkmamış sana
Anlatacağım
Bir ömür değil,
Bir “feza” biriktirdiğimi