17 Eylül 2026, 12:19:56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 17°C
Yağmurlu
Afyon
17°C
Yağmurlu
Cum 20°C
Cts 24°C
Paz 24°C
Pts 26°C

BEN VE BEN

BEN VE BEN
15 Eylül 2026 15:12
41
A+
A-

Ben yazı yazmaya korkuyorum, hem de çok. Sanki herkes benden çok daha iyi yazıyor, kendini ifade ediyor ve ben böyle kalakalmışım, hiçbir şey yapamıyorum. Bir yarış var da bu yarışa katılmaya bile geç kalmışım gibi içimi bir ürperti sarıyor. Kendimi çok bilgisiz ve sığ hissediyorum. Korkuyorum yapamamaktan ve bilmiyorum kendi sınırlarımı, bilmiyorum potansiyelimi. Benim dünyam kaç hektar, orada kaç fidan yeşerebilir  ve kaç insana nefes olur, gerçekten bilmiyorum. Hatta bir dünyam olup olmadığından bile emin olamıyorum çoğu zaman.

Bunca uzun cümleleri nasıl kuruyorlar? Kaç kitap okuyup bitirmişlerdir ya da çok mu yetenekliler? Şimdi ben duruyorum olduğum noktada ve bu noktayı nasıl ileriye taşıyabileceğimi düşünüyorum. Peki, bu nokta şimdi hangi seviyede? İşte bunu anlamaya bile cesaretim yok. Benim noktam yerlerde ve hedef göklerde. Bir de “edebî söyleyiş” var diyorlar; hâlâ düz konuşup yazmayı beceremiyorum, o süslü anlatımları ne zaman yapabilirim bu da muallakta. Evet temel ihtiyaçlarımı karşılayabilirim, bu bağlamda konuşup yazabilirim: “Anne, ben okula gidiyorum.” gibi. Ne kadar düz, sıradan bir cümle değil mi?

Emeklemeyi öğrenmeliyim, sonra yürümeyi ve en son koşmayı… Ahal Teke atı gibi olur muyum bir gün? Düşünüyorum, bu yazı yazma sanatı benim için çok mu önemli? Beni üstünde çokça düşünmeye sevk ediyor ve ruhumda bir kaygıya sebep oluyor. Ya da herkes benim düşündüğüm gibi çok mu iyi ve bu bir maraton yarışı mı? Cevabını yine ben vereyim kendime, kocaman bir hayır! Hele hele bir yarış asla, asla olamaz. Her bir birey kendi düşündüklerini ve en kendi sınırlarını anlatır, yazar ve yaşar. Bana iyi geldiği gibi onlara da iyi geliyordur yazmak.

Ben, ben olarak kendi bulunduğum noktayı anlamalıyım ve o sevgili noktaya saygı duymalıyım; sonra onu zarifçe alıp bir adım ileri taşımalıyım. Bunu da o tatlı son nefesime kadar yapmalıyım. Acaba bu sadece yazı yazmak için mi geçerli? Bunun cevabını sen çok iyi biliyorsun. Hayat denilen küçük tiyatro sahnesinde her rol için cesur ve kibar bir şekilde kendine dönmeli yüzünü; bilmeli kendi sınırlarını, boş vermeli başkasının nasıl bir performans sergilediğini. Yapmalı kendi için en iyisini, sonra gülümsemeli etrafında dönen gezegenlere, güneşi olmalı o galaksinin.

 

ETİKETLER: , ,
Bir tuğ peşinde koşuyorum ve doğan her güneşe aşığım
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.