17 Nisan 2026, 11:38:42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 20°C
Az Bulutlu
Afyon
20°C
Az Bulutlu
Çar 19°C
Per 21°C
Cum 18°C
Cts 8°C

KELİMELERİN KIYISINDA BİR MODERN ZAMAN MUHASEBESİ

KELİMELERİN KIYISINDA BİR MODERN ZAMAN MUHASEBESİ
15 Nisan 2026 17:11
190
A+
A-

İnsan çoğu zaman kelimelerin içinde yaşadığını zanneder, oysa gerçekte kelimeler insanın içinde yaşar. Her bir sözcük zihnimizin karanlık dehlizlerinden süzülüp dile döküldüğünde, sadece bir kavramı değil bir dünyayı da beraberinde getirir. Ancak günümüzde kelimeler o eski, vakur heybetini yitirip hızın ve yüzeyselliğin çarkları arasında ufalanmaya mahkûm edilmiş durumda.

Edebiyatın o kadim ve derin sularından uzaklaştıkça düşüncelerimiz de berraklığını kaybediyor. Eskiden bir mısranın üzerine günler süren tefekkürler sığdırılırdı; şimdi ise cümleler, parmak uçlarımızın ucuz birer oyuncağı haline geldi. Oysa dil, bir toplumun sadece iletişim aracı değil aynı zamanda hafızası ve ruhudur. Bir dildeki estetik kaygı azaldığında, o toplumu ayakta tutan manevi sütunlar da sarsılmaya başlar.

Zamanın bu amansız akışında, “anlatmak” ile “konuşmak” arasındaki o ince çizgiyi yeniden keşfetmemiz gerekiyor. Konuşmak sadece seslerin birleşimidir, anlatmak ise ruhun bir başkasına dokunmasıdır. Bir yazarın, bir şairin ya da sadece kelimeye kıymet veren bir insanın asli görevi, bu dokunuşu en saf ve en etkileyici haliyle gerçekleştirmektir. Mantığın süzgecinden geçmemiş, kalbin tınısını taşımayan her söz, boşlukta yankılanıp yok olmaya mahkûmdur.

Belki de ihtiyacımız olan şey, daha fazla gürültü değil biraz daha derinliktir. Sayfaların arasına gizlenmiş o eski kokuyu, satır aralarındaki o gizli anlamı ve kelimelerin ruhunu yeniden selamlamalıyız. Çünkü biz, sustuklarımızla değil hakkıyla söyleyebildiklerimizle bu dünyada bir iz bırakacağız.

Kelimelerin kıyısında durup o sonsuz denize baktığımızda şunu anlamalıyız: Dil, insanı hem hapseden bir zindan hem de ona uçsuz bucaksız ufuklar açan bir kanattır. Bizim tercihimiz, bu kanatlarla hangi gökyüzüne uçacağımızı belirleyecektir.

Ben Elife Uzun. 2010 doğumluyum. Konyalıyım. Anadolu Mektebi öğrencisiyim. Aynı zamanda Liman gönüllüleri platformunda gönüllüyüm.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.