GELECEK GÖÇ
Zamanın ötesine doğru giden
Göç var; ardı arkası kesilmeyen.
Bu göçte Yok soluklanan, dinlenen.
Bir sel var durmaksızın akan;
Zamanın ötesine doğru giden.
Yerlerinden oldu bazı garipler.
Nefessiz kaldı kundakta bebekler.
Hasta yatağında söndü ritimler.
Hepsi dönülmez göç için gittiler.
Yerlerinde oldu bazı garipler.
Eğlenmekte bu göçten geri kalan.
İlgilendirmez onu giden, kalan.
Er kişidir göçün farkına varan,
Ve odur ki göçe hazırlık yapan;
Eğlenmekte bu göçten geri kalan.
Eline ne geçerse göçten önce;
Fayda etmez sen ne koyduysan cebe.
Boş elle gideceksin göçtü’n yere
İster kazan mal mülk, ister bağ bahçe.
Eline ne geçerse göçten önce
Ne yapsan nafile, göç durdurulmaz.
Göç kuyruğunun sonuna varılmaz.
Hakka tutun, kervan yalnız kurulmaz.
Göç başladı mı geride kalınmaz.
Ne yapsan nafile, göç durdurulmaz.
Bırak artık kula etme niyazı.
Denk değil dünle bugünün zamanı.
Unutma evvelde iz bırakanı.
Dayan Mevla’ya da kıl namazını,
Bırak artık kula etme niyazı.
Perişan bu göçe inanmayanlar.
Çıplak ayak yürür yolu bilmeyenler.
Yoldan sapar dostu nefsi olanlar.
Hedefe varamaz kahır alanlar.
Perişan bu göçe inanmayanlar.
Güneşi sırtına alıp çık yola.
Beraber yürü dostunla kol kola.
Yolunu belirle, sapma sağ’ sola.
Cesaretini yüklen de bohçana;
Güneşi sırtına alıp çık yola.
Eğri yol gidip varan kim hedefe?
Başın dik yürü, nail ol şerefe.
Yanlışı başkasına etme izafe.
Belki göçten evvel gelir arife.
Eğri yol gidip varan kim hedefe?
Üzüleceksin sevildiğin kadar.
Seveceksin herkesi azar azar.
Göç vakti sorma: Yarın, belki pazar…
Daima bak önüne: insan şaşar.
Üzüleceksin sevildiğin kadar
Mutlak olan tek gerçek: Göç gelecek.
Göçte herkes ektiğini biçecek.
Kul Mehmet’im yükün alıp gidecek.
Hayat çiçek gibi; solup bitecek.
Mutlak olan tek gerçek: Göç gelecek!
Mehmet PEKOL
YAŞ: 24
ANKARA