İDAMINI BEKLEYEN KÖLE
Şirvanşahlar Sarayı’nda idam edilmeyi bekleyen bir köle,
Elinde ise kurumuş mürekkep kalıntıları!
Belli her hâlinden, idamından önce bitirmek istiyor yazdığı kitabını.
Hatırasında hoş bir ezgi annesinin, babasının ve korkudan ölen,
Küçük kız kardeşinin çığlıkları.
Hatta hoşluğu hatırladıklarının bunlarla sınırlı olmasından kaynaklı,
Belirli bir açıyla pencereden taraf dizmiş taşları!
Yansıtsın diye masasına, pencereye düşen güneşin ışıklarını.
Haklı tabii ne meşale, ne mum, ne gaz lambası vermişler.
Yarının ölüsüne bugünün aydınlığını çok görmüşler.
Ama inanıyordu! Yakında bitirecekti kitabını.
Son satır ve son kavga bittiğinde, son nokta atıldığında.
Hesaplarına göre idamına 25 gün kalacaktı!
Zindancıbaşına teslim edecekti kitabını ve haykıracaktı:
Ey ölüm, aç kollarını sana geliyorum!
Bana verilen ölüm saatini kabul etmiyorum,
Kendi isteğimle ayaklarına geliyorum!