KENDİ BOŞLUĞUNDA BİR İNSAN
Samimiyetten uzak, dillerde bin bir hile,
Sönük gözler takılmış, bitmeyen bir menzile.
En kalabalık yolda, koca bir yalnızlıkla;
Bir rüzgarın önünde, savruluyor insan.
Kopar da bir fırtına, alır götürür seni,
Ait olmadığın bir toprak sarar bedenini.
Yanlış gönül evinde, tüketip öz cevherini;
Bilmediği gurbete, savruluyor insan.
Her yanlış ilişkide bir parça kopar dünden,
Hayat eksilir gider, sanki canın mülkünden.
Kurtulmak ister gibi o yarım kalmışlığından;
Başka hayatlarla, dolmak istiyor insan.
Kendi ıssızlığına, yine bir insanı ekler,
Derman umduğu elden, yeni yaralar bekler.
Düğümü kendisi atar, sonra mucize bekler;
Dönüp yine hırsla, insanı suçluyor insan.
Oysa odur kapıyı, elleriyle aralayan,
Kendi sessizliğini, o gürültüyle yaralayan.
Hükmü kendi verip de, kendi için ağlayan;
Kendi aynasında, insanı suçluyor insan.