İÇİME DÜŞEN KOR
Bir gün öylece dururken düştü içime,
Ne bir alev vardı
Ne de bir duman.
Ama ben yavaş yavaş yanıyordum,
Kimse fark etmedi ilk başta.
Gülüyordum çünkü yine de,
Oysa bilmiyorlardı;
En çok gülenlerin içinde saklıdır
En büyük yangınlar.
Bir kıvılcımdı ilk başta belki de,
Bir bakışın kirpiğinde tutuşan,
Bir cümlenin yarım kalan kelimesinde…
Alıştığın o sesin tınısında…
Sonra ince ince yayıldı,
Kalbimin bütün köşelerine.
Hatıraların alevleri yayıldı her bir hücreme.
Unutmaya çalıştım,
Sustum,
Kaçtım…
Ama bu kor var ya,
Küllerin altında saklanır;
Bir rüzgârla yeniden hatırlatır
Bir sesi, bir kokuyu, bir şarkıyı.
İçimde yeniden başlar o yangın.
Kimseye anlatamadım,
Çünkü bazı acılar kelimelere sığmaz.
Anlatsan yarım kalır,
Sussan gittikçe ağırlaşır.
Ben öğrendim sonra o korla yaşamayı,
Onu söndürmemeyi,
Onunla yanmadan var olmayı.
Bazı korlar vardır;
Ne tamamen söner külüyle
Ne de cayır cayır yanar.
İşte ben
Tam ortasındayım.
Ne küle döndüm
Ne de yeniden doğabildim.
Sadece içime düşen bu korla
Yanmayı öğrendim sessizce.