17 Mayıs 2026, 13:35:22
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 20°C
Az Bulutlu
Afyon
20°C
Az Bulutlu
Paz 20°C
Pts 17°C
Sal 19°C
Çar 16°C

BEBEKLERDE VE ÇOCUKLARDA: SEVGİ

BEBEKLERDE VE ÇOCUKLARDA: SEVGİ
11 Şubat 2026 11:02
260
A+
A-

Çocuğun sevgi ihtiyacı ve bu ihtiyacın tatmini, öncelikle anneden başlar. Çocuk, anne karnındayken annesinin yaşantısını dolaylı yoldan hissedebilmektedir. Bu hisler, anne karnındayken çocuğun, annesini bizzat hissetmesinden mütevellit olarak annenin hissettiği duyguyu ve yaşantıyı çocuğun da dolaylı olarak hissetmesini sağlar. Bu nedenle çocuk ve anne arasındaki soyut bağlar, tam da anne karnındayken, bu anlarda başlar. Bebekler, anne karnındayken her şeyi işitebilmektedir. Bu nedenle bazı uzmanların önerdiği ve halk tabiriyle “Klasik müzik bebeğin stresini azaltır” ifadesi de bana kalırsa doğru bir düşüncedir. Çünkü bebekler hisseder, işitir ve bilir.

Anne karnında çoğu duyguyu ve yaşantıyı işitme yoluyla hissedebilen bebek, annesiyle arasında güvenli bir bağ oluşturur. Bu bağ öncelikle güven duygusuyken, bebek doğduktan sonra güven kendisine sevgi duygusunu da ekler. Sevgi duygusu bebeklerde nasıl kazanılır bilir misiniz? Sevgi duygusu bebeklerde aslında bakımla, ilgiyle ilgilidir. Bebek dünyayı ilk başlarda hemen algılayamaz; ancak bebeğe devamlı bir ninni söylemek, gülmek, anlamasa da konuşmak vb. şeyler sevgi için en önemli adımlardır. Bu adımları yapan ilk kişi de her zaman annedir.

1944 yılında yapılan bir deneyde 40 bebek belirli ve aynı koşullara sahip optimum değerlere sahip 2 ayrı ortama alınarak 20’şer bebek olarak 2 gruba ayrılır. Bu gruplardan birinci gruba anne özeni gösterilirken (gülmek, konuşmak, dokunmak, ilgilenmek…), ikinci grubun temel fizyolojik ihtiyaçları giderilmiş ancak hiçbir ekstra hassasiyet gösterilmemiştir. Bu deney sonucunda birinci grup bebekler normal gelişim göstermişken, ne acı ki ikinci gruptaki bebeklerin ölümü gözlenmiştir. Bu deney sonucunda, ölen bebeklerin hiçbir fizyolojik rahatsızlığının olmadığı tespit edilmiştir. Ölüm nedenlerinin, kabul görülmeme ve sevgi ihtiyacı olduğu sonucuna varılmıştır. İkinci grupta ölümle yüzleşmemiş olan bebekler, deney bitiminde normal aile şartlarına alınsalar dahi tepkisizlik vermiştir. Bu tepkisizlik sonucunda bir süre sonra onlar da ölmüştür. Bu deneyden de anlaşılıyor ki bebeğin aslında sevgiyi ve değer görmeyi her zaman algılayabiliyor olduğu bir gerçektir.

Peki, bir çocuğu sevmek nasıldır; bilir misiniz? Öncelikle bir çocuğu sevmek, ona hediyeler almak ya da onun istediği her şeyi koşulsuzca yapmak değildir. Bir çocuğu sevmek, aslında ona değer vermekle başlar. Bir çocuğa değer vermek; fikirlerine saygı duymak, yaşı kaç olursa olsun o çocuğa da söz hakkı tanımak, çocuğa kendisinin de hayat içerisinde bir birey olduğunu hissettirebilmektir. Çocuğu sevmek için maddi koşullar gerekmez. Çocuğun ihtiyaç duyduğu sevgi, küçük ama güzel bir söze dahi tatmin olur. “Bugün saçın ne kadar da güzel olmuş.” demek çocuğu ne kadar değerli ve sevgi dolu hissettirir, tahmin edebilir misiniz? Çocuklar, bizim sandığımızın aksine duygusal algıları oldukça yüksek bireylerdir. Bu açıdan bakıldığında aslında sevgimizi göstermenin sadece maddi unsurlarla sınırlı olmadığını ele alabilmekteyiz.

İlk sevgi bağı anne ile kuruluyor demiştik. Yaşamın devamında çocuğun sevgi ihtiyacı da yaşıyla doğru orantılı olarak değişmektedir. Ödül vermek bir sevgi göstergesi değildir, sürekli her davranışını kabul etmek de değildir. Kendisini, şartlar ne olursa olsun sevdiğinizi bilmesi her şeyden önemlidir. Ödevini yapmıyorsa sevmekten vazgeçeceğiniz düşüncesine kapılmayan bir çocuk yetiştirmek, aslında sevginizin sürekli olduğunu hisseden bir çocuğu yetiştiriyor olduğunuz anlamına geliyor olabilir. Çocuğunuzu sevmek için onu dikkate alın, onunla hobiler edinin, çocuğunuza sarılın, çocuğunuza gülümseyin, çocuğunuzla bol bol sohbet edin, çocuğunuzun saçını okşayın, çocuğunuzla oyun oynayın… Bunlardan hangisinde maddi bir koşul var? Sevgi; maddi koşullara ve maddi şartlara bakmaz, bakmamalı. Çocuğunuzu değerli hissettirirseniz çocuğunuz sevgiden yana da tatmin olur. Çocuğa zaman ayırmak, çocuğa alan tanımak… Bunlar çocukta ne kadar olumlu durumlar oluşturacak biliyor musunuz? Çocuklukta tatmin edilen sevgi; çocukların ileri yaşlara geldiklerinde olumlu öz benlik algısı oluşturmalarını ve güvenli bağlar kurmalarını sağlayacaktır. Bu nedenle küçük yaşlardan itibaren, çocuğun yaşamının devamlılığını ve ileriki yıllarda kuracağı bağların olumlu olabilmesi için sevginizi çocuğa hissettirebilmek oldukça önemlidir.

Ben Elanur, 22 yaşındayım. Okul öncesi öğretmenliği son sınıf öğrencisiyim. Uzunca bir süredir yazılar yazıyorum. Kendimi öykü alanında daha rahat ifade edebilsem de Kor Dergi ile farklı yazı türlerinde çalışmalar yapmaya çalışıyorum.
YORUMLAR

  1. Elif Çepel dedi ki:

    Konuyu çok güzel seçmişsiniz elinize sağlık. Ve yazıyı sadece annelerin değil babalarında dikkate alması dileğiyle

  2. Hanife Sever dedi ki:

    Çocuğun duygu sistemini (anlamsız bir cümle oldu evet‍♀️☺️ duygu sistematik degildir) anlatan ve bunu ne terim kullanarak yapan ne de tamamen alandan kopan bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık.

  3. Sevda Yerinde dedi ki:

    Deney çok ilgi çekici. Sevginin çocuk ve insan üzerindeki etkiyi ilim, bilim ortaya koymuş. Toplum genelinde bilinmesi gereken güzel bir çalışma olmuş. Emeğine sağlık başarılarının devamını dilerim.