SAVAŞIN SONRASINI BEKLERKEN
Ağaca dönüşen tüm tanrıları kıskanıp
Ben de saklandım bir tanesine.
Sakın “İyi miyim?” diye sorma,
Üç adımdan fazla yaklaşma.
Aynı asansöre bindiklerimi dahi mahvediyorum.
Kimin yanındaysam onu mağlup ettiriyorum.
Gözyaşlarımı sorma…
Kehribara dönüşür belki bir gün,
Gözlerim değil gözyaşlarım.
Phaethon ile dosttum bir dönem,
Zeus bu yüzden aldı onu zalimce.
Sırf bana ulaştı diye…
Elleri çoktan kirlendi ve bedelini ödedi,
Geride ise Heliad kardeşler kaldı.
Şimdi onlar kavak ağacı…
Ben bir meşeyim yahut çam,
Fakat asla kavak değil!
Ellerim aşağıya uzanmıyor, daima göklerde,
Phaethon görsün diye.
Görsün ve tutsun.
Şimdi Heliadlar kavak ağacı…
Ben bir meşeyim yahut çam,
Fakat asla kavak değil.
Gözyaşlarımız aynı nehre düşüyor;
Onlarınki kehribar taşı oluyor,
Benimki zümrüt yahut firuze…
Fakat asla kehribar değil.
Kehribarın ve kavakların sorumlusu bendim,
Gülten Akın değil.
Nergislere hürmetler…
Hürmetler ışkına ve çocuklara!