ASIF
Leyla çiçeğini duydun mu?
Yamaçlarda uyur, uçlarda çiçeklenir
Bazen bir meczup tütsüsünde
Bazen bir vuslat türküsünde dillenir
Hicran peteğinde tozlanır
Seyir penceresinde şekillenir
Sonra dallanır, budaklanır
Son bir bahardan yaprak alır
Kış gelir, geriye sadece kaldırım kalır
Günler böyle geçer
Geçer binlerce gün ve gece
Sonra bir gece, sessizce geliverir
Aklını kurcalar, kalbini yakalar
Bir rüzgâr gülü takar yakana
Meltemi bekletir, bekleyeni söyletir
Vazgeçmek düşer koynuna
Küser, dağılır, darılırsın
Kavuşmak için sarılırsın
Daha çok ayrılık girer heybene
Sonra anlarsın;
Kavuşmak için vazgeçmek gerek
En güzele ulaşmak için bir güzelden
Yusuf’a kavuşmak için bir çift gözden
Yanık bir kalpten…
İsmail için, yine İsmail’den
Gül bahçesi için ateşe dalmak
Kuyuda kalmak…
Kavuşmak, Asıf
Vazgeçmek için kavuşmak
Düzlüğe ulaşmak için yokuşa koşmak
Kendini bulmak için, kendinden geçmek
Bazen gökyüzüyüm Asıf
Bazen yer…
Hiç olmanın sükunetiyle yürüyor
Geç olmanın hüznüyle büyüyorum