ŞUBAT’TAN KALAN
Gece, aheste değildi.
Kaderle indi üzerimize.
Ne yıldız şahitti bu inişe ne gök.
Zaman, ilk defa insandan utandı.
Saatler dağıldı, yâd o anda dondu.
Uykular, kaçacak yer bulamayan bir korku gibi,
Yarım kaldı.
Dualar kabulden vazgeçti.
Bir an vardı; ne feryadın faydası var idi
Ne sükûtun.
Hayat, nefesini göçüğün altından aldı.
Bir ömür rakamların içine sıkıştı.
Dört on yedi takvime kilitlendi.
Yer, bizleri tanımadı.
Ne yaşlının yaşına ne yetimin sesine,
Rahmet etti.
O sadece aldı.
Alan, hiçbir vakit hesap sormaz idi.
İnsanlar birbirine sarıldı;
Ne muhabbetten ne de tanışıklıktan,
Dağılmamak için ümidinden.
Duvarlar cansızdı,
İnsanlar canlarını duvar yaptı.
Sükût, inkızânın diliydi.
Bağırdı ama işitilmedi.
Çünkü işitmek, yeni bir yıkılıştı.
Bazı dertler vardır, nam olmaz.
Zikir değil yâd olur.
Saat olur, rakam olur, tarih olur.
Ve biz, o tarihle
Diri oluruz.
Betimlemeleriniz, benzetmeleriniz bir hayli yerinde ve gayet kararında bir eser olmuş, konusu deprem olan bir şiiri bu denli soyut okumamıştım hiç. Tebrikler.
Bu metni okurken neyi anlattığını ilk anda kelimelerle değil, içimde oluşan ağırlıkla hissettim. “Dört on yedi takvime kilitlendi” ve “İnsanlar canlarını duvar yaptı” gibi ifadeler zihnimde uzun süre kaldı. Okuduktan sonra etkisi hemen geçmeyen, insanın içinde kalan bir metin olmuş. Kaleminize sağlık.
Gönül isterdi ki böyle bir şiir hiç yazılmasın, o duyguları o hüznü yaşamayalım. Şiirde kullanılan imgeler insanın yüreğine dokunuyor. Bir vazgeçişten, bir sitemden, bir olumsuzluk duygusunu oluşturan sözlerden sonra aniden;
“Rahmet etti.
O sadece aldı.
Alan, hiçbir vakit hesap sormaz idi.”
Mısraları gelince sessiz bir kabullenişe sürükledi. Çok güzel bir yazı demek istemem, yaşanılan şeyin bir hiçbir koşulda güzelliği yok. Sadece başarılı bir yazı diyebilirim. Kaleminize, emeğinize sağlık.