KALABALIKTAKİ YALNIZLIK
Günümüzün en büyük sorunudur yalnızlık. Hepimizi kuşatan, içten içe yiyip bitiren, bazılarının yanlış şeyler yapmasına sebep olan, belki de dünyadaki en kötü, en acı his. Teknolojinin gelişmesi ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla artan o mide bulandırıcı duygu. Can acıtan, insana kendini sorgulatan, ruhunu emen korkutucu durum.
Herkes hayatında birkaç kere hissetmiştir bu yalnızlığı. Hatta bazen yalnız olmasa bile yalnız hissedebilir insan. En kötüsü de budur belki. İnsan kendini suçlar, yalnız olmamasına rağmen böyle hissetmesine anlam veremez. Çevresindekiler de iyi insanlardır aslında, yalnız hissetmesine sebep olacak hiçbir şey yoktur.
Belki de çevresiyle değil de kişinin kendisiyle alakalı bir durumdur bu, belki de içsel yaşadığı bir şeylerle ilgilidir. Ya da etrafındakilerden memnun değildir ama fark edemiyordur. İnsanın bunu kendine itiraf etmesi de zordur aslında. Uzun zamandır sevdiği, vakit geçirdiği insanları artık sevmemek, yanlarında rahat hissetmemek her zaman kabullenmesi kolay bir durum değildir.
Belki de bu yüzdendir insanların toksik ilişkilerinden kurtulamaması. O ilişkide kötü ve yalnız hissetmesine rağmen karşısındakinin kendisine artık iyi gelmediğini kabullenemez, o ilişkiden çıkamaz. Bu güzel anılara veda etmemek için verilen yersiz bir çabadır aslında.
Yalnızlık tehlikeli bir histir, insana normalde yapmayacağı şeyleri yaptırabilir. Bir anda çevresindekilere kötü davranmaya başlayabilir, dahası kendine kötü davranmaya başlayabilir. Sadece kendini suçlar, eksik olduğunu düşünür, hiçbir şeye yetemediğine inanır, kimsenin onu sevmediğine kanaat getirir. Eğer çevresindeki insanlar bunu fark edip de kişiye yardım eder, sevgilerini gösterirlerse kişi bu dönemi kolay bir şekilde atlatır. Ancak çevresindekiler fark etmezse, o zaman tehlikeli bir boyuta ulaşması muhtemeldir.
Kalabalıkların içindeki yalnızlık diyebiliriz bu duruma. Sanıldığının aksine o kadar yaygındır ki, toplumu derinden etkileyebilir. Toplum olarak derin bir yalnızlığa sürüklenmek demek sağlıksız nesiller, sağlıksız gelecekler demektir. Tek çözümü sevgidir bu durumun. İnsanların birbirini çıkarsız sevmesi gerekir. Birbirleri hakkında atıp tutmayı, her hareketlerini eleştirmeyi bırakmaları gerekir sevebilmek için. Bu şekilde ancak giderilebilir yalnızlık. Yunus Emre’nin de dediği gibi; sevelim, sevilelim. Bizi ancak sevgi kurtaracak.