8 Mayıs 2026, 14:21:25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 14°C
Az Bulutlu
Afyon
14°C
Az Bulutlu
Per 18°C
Cum 20°C
Cts 19°C
Paz 21°C

AYNI BAYRAK ALTINDA DEĞİŞEN GENÇLİK

AYNI BAYRAK ALTINDA DEĞİŞEN GENÇLİK
8 Mayıs 2026 10:40
15
A+
A-

Bazen insan bir kalabalıkta düşüncelere dalar…

Aynı bayrağın gölgesinde yürüyen bu gençler, acaba yıllar önceki gençlikle aynı ruhu, aynı heyecanı paylaşıyor mu? 19 Mayıs’ın o derin, o coşkulu ruhunu taşıyan gençlik ile bugünün gençliği arasındaki farklar neler? Neden gençlik değişti?

Eskiden genç olmak biraz daha erken büyüyüp olgunlaşmaktı sanki. Omuzlarındaki yükler ağırdı kendilerinden. O kadar olgunlardı ki o yüklerin altında ezilmek şöyle dursun, daha da sağlam basarlardı hayata. Bir idealleri vardı, uğruna her şeyi göze aldıkları. Sadece kendileri için yaşamazlardı; millet için yaşarlardı.

Sabahın erken saatlerinde adımlarlardı sokakları. Kitapların arasında kaybolurlarken aslında ülkenin geleceğini inşa ederlerdi. Yokluk vardı belki ama o yokluk inancın temelini oluştururdu. Bir mektubun aylar sonra ulaşması bile onlara sabrın acele ile olmadığını öğretirdi. Beklemeyi, özlemeyi, değer vermeyi, merhameti bilirlerdi. Hem de yürekten bilirlerdi. Gözlerinin içi parlardı; o ışık, davanın da ateşini oluştururdu. Tek bir gayeleri vardı: Ülkelerini aydınlığa ve huzura kavuşturmak.

Tek davaları vardı: “Ülkemiz.” Bu dava uğruna canlarını bile vermeye hazırdılar.

Bugünün gençliği ise bambaşka bir dünyaya açtı gözlerini. Her şey oldukça hızlı. Bilgiye ulaşmak kolay ama onun anlamını kavramak zor. Sosyal medya, ekranlar, anlık paylaşımlar… Her şey var evet ama sabır yok, derinlik hiç yok.

Ama bu durum bugünün gençliği eksik demek değildir elbette. Sadece farklılıkların en başında bu durum geliyor. Onlar da kendi mücadeleleri ile savaşıyorlar. Belki cephelerde değil ama zihinlerinde, kalplerinde, kimlik arayışlarında…

Kendi seslerini, kendi değerlerini bulmaya çalışıyorlar. Daha çok sorguluyorlar, daha çok bireysel savaşlar veriyorlar. Her şeyi hemen kabul edemiyorlar; her şeyi en küçük ayrıntılarına kadar araştırıyorlar.

Eski gençlik “biz” olmayı biliyordu, şimdiki gençlik ise “ben” olmanın mücadelesini veriyor.

Zamanın ruhu değişse de damarlarındaki asil kan aynı. Onlar Atatürk’ün miras bıraktığı gençler. Belki bugünün gençliği meydanlarda istiklal mücadelesi vermiyor; dijital dünyada ya da kalemleriyle veriyorlar istiklal mücadelelerini.

Belki de ikisinin birleştiği ortak noktada gerçek bir değer mevcuttur. Çünkü bir millet hem kendi gücünü bilen bireylerle hem de birlikte mücadele edebilen topluluklarla güçlü olabilir. 19 Mayıs ruhu da burada kendini gösteriyor aslında. Bağımsızlığın sadece bir savaşla değil, zihniyet dönüşümü ile olduğunu gösterir bize.

Şimdi bir düşünün… Elinde telefon, aklında binlerce düşünceyle adımlıyorsunuz sokakları. Yıllar önce aynı sokakları adımlayan bir genç, elinde telefonu olmadan ama yüreğinde büyük bir inançla yürüyordu. Siz aslında aynı hikâyeleri yaşayan farklı öznelersiniz.

Ve belki de en önemli soru şudur: Bugünün gençliğinin kendi 19 Mayıs ruhunu yazmaya cesareti var mı?

ETİKETLER: , ,
Adım Büşra Akel. Ayvalıklıyım. Daha çok deneme yazısı yazıyorum. Onun dışında şiir, gezi yazısı da yazıyorum. Gezmek, yazmak ve okumak hayatımın vazgeçilmez hobileri.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.