AKLIM HATIRALAR MEZARI
Karanlığa bir çare bulun, güneş avutmaz bidârı.
Hıtta ashabı rüçhan olur, dayanamaz cidârı.
Ne Bağdat bilir esaretimi ne de Şam diyarı.
Uykusunda öldürün ürkek şehriyârı.
Kül yağarsa semadan, örtülür şehrin nazarı.
Taş kesilmiş sokaklarda, birikmiş insan mezarı.
Ne karanlıklar örter beni ne sindirir âzârı.
Suretim his toplatır ve kurulur elde pazarı.
Bu gönlün ardı dil kesiği eyler, sözüm figânı.
Hatıralar diken olur ve kanatır her kenarı.
Duvar duvar yıkılıyorken üzerime gam diyarı,
Fecre gebe gecemde, beklerim o yâdigârı.
Bu gamla rüzgâr savrulur ve dağıtır elde varı.
Kul olur sözüm dilimde, yakar içimde nârı.
Sükûtum ile mühürleyin, içimdeki âh u zârı.
Sükûtum ile sarın, yine şu titreyen efkârı.
Bir ağıt gibi uzar, zamansız ömrün târı.
Pîr-i aşkın dergâhında beklerim kararı.
Hicran bir mühür basar ve solar gülizârı.
Gam hançeriyle oyduk, bağrımızda hatıraları.
Gözlerim deryada kum, kim sorar intizarı?
Uykularda aradığım o mukaddes kararı,
Hangi dille anlatmalı, şu bendeki zararı?
Hangi kitap yazar bilmem bendeki hasarı?