8 Mayıs 2026, 14:24:38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 14°C
Az Bulutlu
Afyon
14°C
Az Bulutlu
Per 18°C
Cum 20°C
Cts 19°C
Paz 21°C

UÇURUMUN KENARINDA-3

UÇURUMUN KENARINDA-3
8 Mayıs 2026 12:45
13
A+
A-

Bu akşam huzurla uyuyabileceğim sonunda. En son ne zaman kadar huzurlu uyuduğumu bilmiyorum.

Sabah uyanmıştım ama hareket edemiyordum. Sanki göğsümün üstünde bir el kaburgalarımı kırarcasına bastırıyordu. Ne olduğunu başta anlamadım; nefes alamıyor, hareket edemiyordum. Korkuyordum, bana ne oldu bilmiyorum. Bir anda burnuma yanık motor kokusu geldi. Odanın içi duman doluydu. Bir iki dakika sonra kendime geldim. Bedenimi kilitleyen o düğümler çözülüyordu sanki.

Kendime geldiğimde kaza anından parça parça şeyler hatırlıyordum. Kaza yaptığımda bir süre bilincim açıktı ve arabadan dumanlar geldiğini gördüğümü hatırlıyorum. Ama anlam veremediğim bir şey daha var. Ben arabada tek değildim. Başka birinin soluk sesleri de geliyordu. Yıkık bir bina gibi hissetim o an. Sesler yankılandı kulağımda biri, bir adam bağırıyordu: “Ahmet, Ahmet dikkatli kullan!” diye. Arası yok sonrası duman ve yanık motor kokusu. Şehadet getirmişti yanımdaki kişi ben ise sadece donup kalmıştım.

Odadan çıkıp elimi yüzümü yıkadım. Aynada bir an kendimle göz göze geldim ve neden bilmiyorum ama bakamadım gözlerime. Odama gittim. Telefonumu komidinin üstünden alırken ellerim titriyordu, direksiyonu tutamadığım gibi telefonu da tutamadım. Biraz sakinledikten sora yerden aldım telefonu. Arama geçmişine bakmadım, direk rehberi açıp Ali yi aradım. Düne göre biraz daha mesafeliydi bana karşı. Anlam veremedim. Kullandığı ilaçlar ağır geriliyormuş kendisine, uyanık kalmamakta zorlanıyormuş. Neyi olduğunu sorduğumda söylemedi. “Ali dün konuştuklarımızı düşündüm, biraz hatırlamaya çalıştım…” Ali, Ahmet’in sözünü kesti ve “Ahmet, biz dün hiç konuşmadık.” dedi.

Ahmet bir an sarsıldı telefonu kapattı ve ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Arama geçmişine baktı en son bir banka aramış Ahmet’i başka da bir araması yoktu. Ahmet yine ne olduğunu anlayamadı. Zihninde her şey yerine oturmak üzereydi ki şimdi daha kötü olmuştu.

Aradı tekrardan Aliyi buluşmaya çağırdı. Ali istemese de geldi buluşmaya.  Başında hala taze dikiş izleri, kolu hala alçıdaydı. Ali buluşma yerini görünce daha çok sinirlendi: “Ahmet, gerçekten de burası mı?” diye sitem etti. “Arabanın yuvarlandığı, bizi ölüme götürdüğün yerin 500 metre aşağısı mı? Sen şaka mı yapıyorsun Ahmet?  Ben ölüyordum, sen kaç aydır komadasın.” diye sitem etti. Oturmadan gitti. Ahmet olduğu yerde kaldı. Ne söyleyeceğini bilemedi.  Kasıtlı olarak yapmamıştı hatta burayı neden seçtiğini de bilmiyordu. “Ali ye ne olmuştu? Ne ölümü?”  Ahmet’in kafası daha çok karışmıştı.

3. Bölüm Sonu

Devam Edecek…

 

Adım Hanife Sever. 2004 yılında Elazığ’da doğdumElazığ Fırat Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü öğrencisiyim sizlerle olmaktan mutluluk duymaktayım.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.