Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 8°C
Açık
Afyon
8°C
Açık
Pts 5°C
Sal 6°C
Çar 7°C
Per 10°C

KÜLLERLE KONUŞAN KALPLER

KÜLLERLE KONUŞAN KALPLER
14 Kasım 2025 11:34
103
A+
A-

Bazen insan, hiç kimseye anlatamadığı bir yanışın içinde yaşar. Gülümser, konuşur, sıradan bir gün geçirir gibi görünür ama içindeki sessizlikte bir yangın sürmektedir. Kimse fark etmez, çünkü bu yanışın alevi dışarıdan görünmez. O, kalbin en derin odasında, görünmeyen bir yerde, sessizce yanar.

Hayat, bazen bir rüzgârla sönen mum kadar kırılgan, bazen de o mumu yakan ateş kadar acımasızdır. Herkes bir gün yanmayı öğrenir. Kimimiz bir kayıpla, kimimiz bir vedayla, kimimiz de hiç kimsenin duymadığı bir iç konuşmayla… Yanmak, insanın kaçamadığı tek öğretmendir.

Birini seversin; ellerin titrer, kalbin genişler, dünyayı ilk kez görüyormuşsun gibi olur. Sonra bir gün o kişi gider — ardında sadece bir sessizlik kalır. O sessizlik öyle derindir ki, sesin bile orada yankılanamaz. İşte o an, yanmanın ne demek olduğunu öğrenirsin.
Ama biraz zaman geçince fark edersin: seni öldürmeyen şey, seni başka birine dönüştürmüştür. Eskisi gibi bakamazsın, ama daha derinden hissedersin. Çünkü yanmak, kalbi yakmak değil; onu şekillendirmektir.

Bir kadın vardı bir zamanlar, her şeyi içinde tutardı. Söylemedikleri omuzlarında taş gibi birikirdi. Bir gün aynaya baktı, gözlerindeki ışıltının sönmeye başladığını fark etti. O gece ağladı, uzun uzun, hiç durmadan. Ağladıkça hafifledi. Çünkü gözyaşları, içimizdeki koru söndürmez; aksine onu temizler.
İşte o an anladı: acı, bazen bir bitiş değil, bir yeniden başlama şeklidir.

Her kalp, kendi küllerini taşır. Kimi o küllerin altında kaybolur, kimi onlardan yeni bir ışık doğurur. İnsan olmanın en ağır bedeli, yanarken de yürümeyi öğrenmektir. Çünkü dünya, durup ağlayanları değil, ağlarken de yoluna devam edenleri büyütür.

Bir baba, kızının elini tutarken “Korkma” der; oysa kendi içinde korkularıyla yanar. Bir anne, çocuğunu güldürür ama geceleri sessizce ağlar. İnsan, dışarıda güçlü görünür ama içte her biri kendi savaşını verir. Herkesin kalbinde gizli bir yangın vardır.
Ve belki de bizi birbirimize yaklaştıran şey, o görünmez yangınların benzerliğidir.

Yanmak, sadece acı değildir. Bazen bir özlemdir; bazen bir hatıranın kokusu, bazen de kimseye anlatamadığın bir cümlenin ağırlığıdır. Bir mektup yazarsın ama göndermeye cesaret edemezsin; çünkü yanmanın dili kelimelere sığmaz.
Bir şarkı dinlersin, içindeki tüm kapıları aynı anda açar. Gözlerinden yaş akar ama ağlamazsın; çünkü o yaş, geçmişin külünden damlamıştır.

Ve sonra bir sabah gelir — sessiz, sıradan bir sabah. Güneş doğar, kuşlar öter, kahve kokusu evin içinde dolaşır.
Ama bu defa farklıdır.
Küllerinin arasında bir ışık görürsün. Çok küçük, ama gerçek. İçinde bir şey kıpırdar. “Bittim” dediğin yerden bir filiz büyümeye başlamıştır. O filiz, senin yeniden doğuşundur.

Belki artık eskisi gibi gülmeyeceksin. Belki bazı şarkılar hâlâ canını acıtacak. Ama artık o acıya minnettarsın, çünkü seni sen yapan şey odur.
Bir zamanlar seni yakan şey, şimdi yolunu aydınlatıyordur.

İnsan, kalbinin içinden geçmeden hiçbir yere varamaz.
Ve her yanışın sonunda, sessizce fısıldayan bir hakikat vardır:
“Sen yanmadın, sen arındın.”

Küllerini avuçlarına al. Onlara dikkatle bak. Her biri bir anıya, bir vedaya, bir düşe aittir.
Sonra ellerini gökyüzüne kaldır, rüzgâr onları savursun. Çünkü artık kül değiller.
Artık ışıktır onlar.
Ve sen, artık kendi ışığının kaynağısın.

 

Adım Büşra Akel. Ayvalıklıyım. Daha çok deneme yazısı yazıyorum. Onun dışında şiir, gezi yazısı da yazıyorum. Gezmek, yazmak ve okumak hayatımın vazgeçilmez hobileri.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.