2 Kasım 2026, 15:12:52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 16°C
Hafif Yağmurlu
Afyon
16°C
Hafif Yağmurlu
Paz 17°C
Pts 16°C
Sal 17°C
Çar 15°C

ZAMANIN YÜZÜNDEKİ SIZI

ZAMANIN YÜZÜNDEKİ SIZI
31 Temmuz 2026 14:09
298
A+
A-

Gönül bağlarında soldu güllerimiz,

Eski bir şarkının yankısı kaldı.

Pas tuttu dillerde şen türkülerimiz,

Zamanın yüzünde bir sızı kaldı.

 

Adalet mülkünün temeli sarsık,

Doğruyu söyleyen dillere yasak.

Merhamet kapısı her daim basık,

Zulmün karanlıkta bir izi kaldı.

 

Zehirli sarmaşık sardı her yanı,

Unuttuk vefayı, o yüce şanı.

Kardeşten esirger olduk biz kanı,

Vicdanın çölünde bir ahı kaldı.

 

Söz gümüş olsa da özümüz toprak,

Dalından ayrılan her sarı yaprak.

Savruldu rüzgârla, her yer bir durak,

İnsanın insanda bir közü kaldı.

 

Haksızın elinde parlayan kılıç,

Mazlumun göğsünde bitmeyen bir uç.

Sorulmaz mı bir gün bu ağır sonuç?

Yarının dününde bir yüzü kaldı.

 

Tartılar bozuldu, dengeler şaştı,

Haramın selleri bentleri aştı.

İyilik dertlendi, kötülük coştu,

İhlasın göğsünde bir sızı kaldı.

 

Edep bir örtüydü, yırtıldı artık,

Ar sayılan her yer, yıkıldı artık.

Gönül sarayları yıkıldı artık,

Kibirden geriye bir yazı kaldı.

 

Heybeler boşaldı, manalar yitik,

Gelenek yoruldu, bağlarımız kopuk.

Adımlar düzensiz, yollar da sapık,

Ecdadın bizlerde bir sözü kaldı.

 

Dostluklar pazarda satılır oldu,

Sadakat yerini hileye böldü.

Gönül çeşmeleri sessizce öldü,

Kovanın dibinde bir tozu kaldı.

 

Hakikat yolunda yürüyen azdır,

Baharı beklemek beyhude yazdır.

Kışın ortasında feryat bir sazdır,

Dertli mızrabın bir sızı kaldı.

 

Bu devir geçer mi böyle?

Hakikat ne imiş, gel bir de söyle.

Sığınsak yeniden o kadim yurda,

Gönül bahçemizde güller açar mı?

“İlim ilim bilmektir,   İlim kendin bilmektir.   Sen kendini bilmezsin,   Ya nice okumaktır?”   — Yunus Emre   Kendini bilen, Rabbini aramaya başlar. Her bilgi bir kapı, her kapı insanın kendine doğru attığı bir adımdır. Çünkü yol, dışarıda değil; insanın kendi içinde başlar. Gönül ise hakikatin sessizce tecelli ettiği yerdir. Gönlünün kuytularında biriktirdiklerini kelimelerin ışığına çıkaran bir yazar ve şairdir. İnsan, hayat ve toplumun görünmeyen yüzünü sorgularken; hakikatin, adaletin ve vicdanın izini sürer. Çiçeklerle hayat bulan bir kadın olarak kelimelerle kök salar, eserleriyle filizlenir. Onun için yazmak; hissetmenin, sorgulamanın ve kendinden bir iz bırakmanın biçimidir.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.