ÖKSÜZ VAKKAS
Vakkas, Darendeli büyük hoca, Hacı Muhammed Hilmi’nin torunu Hatice’nin küçük oğludur.
Cumhuriyet Döneminin ilk öğretmenlerinden olan babası Kürtül Avşarı Ali Efendi sayesinde küçük yaşta okuyup yazmaya başlamıştır. Bunu gören komşusu ve öğretmeni, beş yaşındaki küçük Vakkas’ı elinden tutarak okula başlatır.
Henüz daha dokuz yaşına gelmeden kaybetmiştir doyamadığı annesini. O, artık Darendelilerin öksüzüdür.
Parlak zekâsıyla dikkat çeken Vakkas’ı tornacı çıraklığına vermişler, kasa ve kilit yapmayı, elektrik işlerini de orada öğrenmiştir öksüz Vakkas.
Diyanetin kuruluşuyla, öğretmenlikten imamlığa geçen babası sağlık sorunları yaşamaya başlayınca babasının yerine imamlığa devam eder Darendeli büyük hocanın torunu.
Bilgisi ve pratik zekâsı kısa sürede sevilen biri haline gelen öksüz çocuk artık Ulu Camii imamı olur vaaz ve sohbet yapmaya başlar.
Bir sohbet esnasında konu keramet ve tasarrufa gelir, bu konu sorulur hocaya.
Vakkas hoca keramet göstermenin kişinin iradesi dışında gelişen yaratıcının kuluna bir ikram; görenlere ise ibret vesilesi olduğunu söyler. Darendeli hocanın bulunduğu şehire yerleşmesi ve başından geçen hatırayı duyduğu şekliyle anlatır;
Darendeli büyük hoca, şehrin dışında yüksek bir yere yerleşip dini muhtevası olan irşad ve tedrisat ile meşgul olur. Çarşı eşrafından biri hocaya her gün bir kişilik çorba götürür. Hocanın pek misafiri olmaz, esnaf ne vakit kalbine “gidip hocanın yanında vakit geçireyim, en azından beraber yemek yiyelim” diye gelse ve iki kişilik çorba alıp gitse hocanın yanında bir misafir bulur. Selam ve hürmet le çorbayı bırakıp çıkar.
Darendeli hocanın kerameti ve tasarrufu kabul edilir. Tasarrufunun Vefatından sonrada devam ettiği söylenir der Vakkas hoca.
Ne vakit sabah namazından çıkıp dedem Hacı Muhammed Hilmi efendiye mezarlık ziyareti yapsam dönüşte biri mutlaka çevirip çorba içirir diye ekler. Oradaki cemaatten biri hocayı test etmek ister yarın beraber gidelim der. Ertesi sabah namazı sonrası mezarlık ziyareti yapıp dönerken işyerine geçen bir esnaf hoca ve arkadaşını görüp hürmetle koluna girip ısrarla çorba ikram eder.
Birkaç gün sonra hocanın önceden hazırlık yaptığını düşünen kişi habersiz gelip bugün yine gidelim der ve tekrar yola düşerler.
Yine ziyaret yapılır Darendeli büyük hocaya. Bu sefer dönüş yolunda hocanın değil, kendi arkadaşlarından biri çıkar ve bırakmaz çorba içmeden onları.
Tasavvuf kaidelerinden biri hiçlik makamıdır. Terki dünya edilir, nefsin istek ve hevesleri terbiye etme zamanıdır, mesafe kat edilir yol alınır, mertebe kaydedilir. İşte bu yüzden tasavvufta; ilim, şöhret, makam hepsi bir kenara bırakılır. Çünkü Allah’a yaklaşmanın ilk şartı, enaniyetten arınmaktır.
Birçok hikâyede şunu görüyoruz: Cenabı-ı Hakk’a yaklaşan dostlarda ilk kırılan şey “benliktir”. Günümüzün en büyük sorunlarından biri; nefsini hiçbir terbiye yönteminden geçirmeden, kerameti kendinden menkul kulların ortaya çıkmasıdır.
Çoğu kimse, en kutsal varlık olarak kendini kabul etmesi, cenneti kendi mülkü sayması, tüm yaratılmışların kendine hizmet etmek için var olduğunu düşünmesi ve bunun neticesi kendini üstün görüp doğaya hayvanlara ve diğer insanlara karşı kendini hak sahibi zannetmeye başlamasıdır. Bu hastalık hâline, kişisel gelişim furyasının ben merkezli anlatısı da benzin dökmekte, ego ve enaniyet yangını büyümektedir.
Allah’ın eşref-i mahlûk olarak yarattığı kullar, ne zaman ki kaybettikleri ilahi emanetin yerine geçen enaniyet ve benlik duygusundan kurtulur, doğa ve hayvan sevgisi, insana saygısı gelişir, işte o zaman mesafe aşılır mertebe değişir en büyük keramete erişilmiş olur…
Vakkas Vakkasoglu’na
ithafen rahmetle ve özlemle
Allah rahmet eylesin , güzel bir yazı olmuş elinize sağlık
Teşekkür ederim çok sağ olun
Darendeli Hacı Muhammed Hilmi ve Vakkas VAKKASOĞLU hocamızı yad edip aklımıza düşürdün, kalemin daim olsun kutlu olsun
Teşekkür ederim ne mutlu bize
Darendeli Muhammed Hilmi hazretleri ve Vakkas Vakkasoğlu hoca Allah rahmet eylesin. Abi Maraş ulu camii resmini koymuşsun ya içimize memleket hasreti ateşi düşürdün. Eline sağlık
Teşekkür ederim Buyurun gelin misafir edelim
eline saglik halil abi
Eline sağlık güzel olmuş abii
Abi eline sağlık