MESELENİN ASLI
Kuyudayken Yusuf gibi düşünmek fâni doğasının bir getirisidir!
Asıl mesele kuyudan çıktıktan sonra Yusuf olabilmekte!
Yanlışa yanlış diyebilmek büyük bir erdemdir! Ancak senin sesinin neden çıktığı büyük bir kıymet arz etmekte!
Senin sitemin suçun işlenmesine mi? Yoksa suç ortağı olamayışına mı?
Binlerce yıllık insanlık medeniyetinin tarihsel yazgısı kuş bakışı incelerken hep tekrara düşmekte!
Bir kesim yaşam kavgasında! Bir kesim pastayı ekmek sanmakta!
Bir kısım iyiliğe inanmakta, bir kısım iyiliğe inananları taşlamakta!
Bir kısım şahsına her dem acizliğini hatırlatan büyük bir davaya inanmakta!
Bir kısım inançları emellerine giden yolda merdiven yapmakta!
Koy ki insanlık medeniyetinin girdabındasın, tarihe iz bırakanlar kalmış hatırında, tiksiniyorsun günümüz insanlarının basit hesap ve çıkarlarının arasında!
Koy ki iyiliklerin yorulmuş kötülüğe! Tut ki dostluklar birer hançer sırtında!
Tut ki veziri olduğun padişah elinde senin idam fermanını okumakta! Kapıkulu olduğun imparatorluk yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya!
Tut ki aynaya bakınca gözüken suretinde kendini ebabil ordusunun bir ferdi gibi görmedin belki ama sureti fili andıranlara susmayı da içine sindiremedin!
Tut ki sen bir su damlası kadar berrak olmanın haysiyetine taliptin, deve hörgücünde güneşten kaçanlarla yol yürümek düştü bahtına!
Adım atacak dermanın kalmasa da diz çökmenin utancı olmasın çetelende!
Konuşacak dermanın yoksa kaşların çatık kalsın, ebabillerle yan yana kanat çırpamasan da fillerden taraf diyemesinler sana!