15 Ekim 2026, 07:21:53
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 13°C
Hafif Yağmurlu
Afyon
13°C
Hafif Yağmurlu
Per 13°C
Cum 9°C
Cts 13°C
Paz 14°C

ZAMANIN SÜKUN AYNASI: BİRİKTİRİLEN ANLAR

ZAMANIN SÜKUN AYNASI: BİRİKTİRİLEN ANLAR
21 Ağustos 2026 20:14
319
A+
A-

Takvim dediğin, bir rakamlar mezarlığı;

Ömür dediğin, saatlerin bitmeyen garajı.

Koşar adımlarla geçtik her kapısından,

Unuttuk ki hayat, sadece bir mola yeri.

 

Elimizde bir cep, kilitli bir panik sesi,

Her saniyede bir, eksiliyor sanki nefesi.

Gözlerimiz hızda, ruhumuzda kör bir telaş,

Dakikalar biriktirdik, unutup anlamı yavaş.

 

Dur! Şu anki gökyüzü, bir daha aynı değil;

Ne o ağacın gölgesi, ne o rüzgârın meyli.

Oysa bir an vardır ki, bin yılı sığdırır içine,

Bir bakışın sessizliği, dünyayı boğar eline.

 

Ayna ki, yalan söylemez, gösterir yüzün rengini,

Fakat onda bile ararsın hep o eski zenginliği.

Nerede kaldı o pencerelerden sızan ilk ışık,

Yoksa sen de mi sattın, her anlamı bir çığlık?

 

Zaman; bir tren değil, geçip giden tren sesi,

Ne de boğazda solan o eski evin perdesi.

O, senin durduğun yerdir; kalbinin tam ayarı,

Biriktirdiğin her hikâye, onun tek onarımı.

 

Çocukluğum bir kış uykusu; uyanmak haram oldu,

Büyümek denilen şey, bütün mevsimleri çaldı.

Şimdi her mevsim aynı; ne baharda bir heyecan,

Ne de kışta bir sükûnet, her şey mekanik bir an.

 

Bırak çalsın kapını, o kuralsız, imlasız zaman,

Sadece ruhunun not ettiği anları hatırla.

Ne birikmiş borcun, ne de bitmeyen bir plan,

Sadece sevgiyle geçtiğin o küçücük hatıra.

 

Şehirler bir gürültü; hız ki, tek telaşımız oldu,

Köprüler inşa ettik, ama ruhumuzda yol kalmadı.

Ne bir dostun sesi, ne bir kitabın son cümlesi,

Bütün bunlar yitirildi, kovalarken hep ertesiyi.

 

Bir gölge gibi yaşarız; ne kendimizden haber var,

Ne de o eski musikiyi duyan bir kulak.

Oysa her hatıra, bir tohum gibi yeniden filizlenir,

Yeter ki gözlerini kapatıp, o sessizliğe kulak ver.

 

Ey insan! Sen biriktir; bir tebessüm, bir an.

Dakikalar kalsın duvarda, onlar zaten bir hiç.

Çünkü sonunda ruhun, o büyük ve dilsiz rüya,

Sadece anlamları sayacak, gerisini hep geç.

“İlim ilim bilmektir,   İlim kendin bilmektir.   Sen kendini bilmezsin,   Ya nice okumaktır?”   — Yunus Emre   Kendini bilen, Rabbini aramaya başlar. Her bilgi bir kapı, her kapı insanın kendine doğru attığı bir adımdır. Çünkü yol, dışarıda değil; insanın kendi içinde başlar. Gönül ise hakikatin sessizce tecelli ettiği yerdir. Gönlünün kuytularında biriktirdiklerini kelimelerin ışığına çıkaran bir yazar ve şairdir. İnsan, hayat ve toplumun görünmeyen yüzünü sorgularken; hakikatin, adaletin ve vicdanın izini sürer. Çiçeklerle hayat bulan bir kadın olarak kelimelerle kök salar, eserleriyle filizlenir. Onun için yazmak; hissetmenin, sorgulamanın ve kendinden bir iz bırakmanın biçimidir.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.