29 Ekim 2026, 22:58:31
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 17°C
Az Bulutlu
Afyon
17°C
Az Bulutlu
Per 14°C
Cum 15°C
Cts 16°C
Paz 16°C

AH BENİM ÇIPLAK AYAKLI, ÇİMENLERE BOYANMIŞ ÇOCUKLUĞUM

AH BENİM ÇIPLAK AYAKLI, ÇİMENLERE BOYANMIŞ ÇOCUKLUĞUM
28 Ekim 2026 11:47
48
A+
A-

Çocukluğumu Studio Ghibli filmlerinde yaşatmak isterdim. Ghibli animelerini izlediğimde ruhum sekiz yaşındaki bir çocuk kadar şen ve muzip bir hâle bürünür; toprağın çamuruna, elbiselerin fırfırlısına, mevsimlerin baharına giderdi. İlk defa annem çamura battığım için kızmadı çünkü o da çamurdan nasibini aldı. Kahkahalarıma katıldı, sonra da kirin içindeki temiz dünyama baktı.

Ama gene de annemle dünyamı paylaşmadım. Yalnızlık nasıl paylaşılmazsa dünya da paylaşılmazdı. Bir tek çocukluğuma izin verdim, ona her zaman kapı açıktı ve ziller daima sağırdı.

Çocukluğum ne teknoloji ne de ayakkabı bildi. Ayakları çıplaktı ve daima çimenlerde Heidi gibi koşardı. İnsanın içini ısıtan, insanı şımartan bir gülüşü vardı. Güldün mü serçeler, koştun mu kuşlar eşlik ederdi. Kollarını açtığında rüzgâr eserdi, durduğunda güneş yüzüne vururdu. Bir de gözlerini kısması yok mu? Kısınca daha bir sevimli olurdu. Saçları kısaydı, boynuna geldiğinde annesi kuaförün yolunu tutardı. Annem hep saçlarımı küt kestirirdi. Saçlarımı iki yana toplandığında Uzaylı Zekiye’ye benzerdim.

Kırmızı ayakkabılarım vardı, bir de birbirinden güzel jilelerim. Şaşkın bakardım, sanki dünyayı çözmüş de şaşırmış gibiydim. Gözlerim hafif çekikti. Annem büyük ablama hamileyken Japonlara bakıp “Ne güzel gözleri var, çekik çekik.” demiş. Galiba dua saatine denk gelmiş annem, hepimizin gözleri biraz çekikti.

Bazen çocukluğuma masal anlatırım. Anlattıklarım deniz kızı, Külkedisi, Pollyanna masalları değildir. Büyüdüğümü söylerim; nasıl büyüdüğümü, neler yaşadığımı, neler gördüğümü. Küçük elini kalbimin üstüne koyar, “Bu da büyüdü mü?” der. “O seninle büyüdü.” derim.

Ablam ne zaman eski fotoğraflara baksa “Çok tatlı bir çocuktun.” derdi. Galiba ablam çocukluğumu benden daha çok seviyordu. Eskilere dair hatırladığım fazla anı yoktu. Lâkin unutmadığım bir anım vardı, o da amca oğullarıyla beraber köyde sobanın yanında çizgi film izlediğimiz andı. Dedem mısır cips alırdı, bir yandan ağzımızda eriterek cips yer, bir yandan da çizgi film izlerdik. Bir ara çizgi filmden sıkılır, arkama döner dedeme bakardım. Dedem kahverengi koltuğunda oturmuş, yüzünde tebessümle bize bakardı. Ne zaman mısır cips görsem dedem aklıma gelir, o vefat ettikten sonra hiçbir mısır cips o kadar tatlı gelmedi…

Amcam paketli üç bebek vermişti. Bir paketin içinde üç küçük bebek vardı. İlk bebeğim o bebeklerden birisiydi. Ablamlarla kıyafet giydirir, kıyafet dikerdik. Hep sıkı dikerdim, dikerken de iğneyi parmağıma batırırdım. “Sen kıyafet dikme, biz dikeriz.” derlerdi. Bir türlü bebeğime güzel bir kıyafet dikemedim. Annem beşinci sınıfa geçtiğimde büyük bir bebek almıştı. Bebeğimin açılıp kapanan mavi gözleri vardı. Açılıp kapansın diye bir aşağı bir yukarı sallardım. Dizime yatırıp ninniler söyler, bebeklik kıyafetlerimi giydirirdim. Ablalığı bebeğimden öğrendim.

İlkokuldayken sıra arkadaşım güzel resim yapardı. Resmim kötüydü. Resmimi gören “Sen güzel çizmiyorsun.” derdi. Bütün bir yaz resim çizdim, kendimi geliştirdim. Arkadaşım, “Benden daha güzel çiziyorsun.” dedi. Ondan daha güzel çizmek gibi bir gayem yoktu, sadece güzel resim çizmek istiyordum. Sonra neredeyse bütün sınıfın resimlerini yapar oldum. Yapa yapa da arkadaş edindim. Sınıfım beni severdi, ben de onları severdim. “Sen güzel resim çizersin, çizsene bir şeyler. Senin sesin güzel, şarkı söylesene. Sen güzel hikâye yazıyorsun, yazıp okusana. Güzel dans ediyorsun, dans etsene…” İnsanlar tahtaya cetvel yemeye, soru çözmeye çıkardı. Ben şarkı söylemeye, bir şeyler okumaya çıkardım.

Öğretmenim, tiyatro metni ya da bir canlandırma oldu mu sahneye çağırırdı. Güzel oynadığımı düşünmüyordum ama öğretmenim ve arkadaşlarım güzel oynadığımı söylerlerdi. Bir keresinde öğretmenim tekrar sahneye çağırdı, utanıp sıranın altına girdim. O günden sonra bir daha tiyatro için çağırmadı. Nedense insanların önüne çıkıp bir şeyler söylemekten, taklit yapmaktan utanırdım. Öğretmenim, “Sen tiyatrocu olsana.” demişti, tiyatrocu olamadım ama içimdeki taklit etme, oyunculuk arzusunu hiç söndürmedim. Yıllar sonra tekrar taklitlerimle insanların gönlünü fethettim. “Oynarken yaşıyorsun.” derlerdi. Hiçbir rolü oyun olarak görmedim, kendim oldum, rolle bütünleştim.

Öğretmenim anneme, “Sakın bu çocuğa engel olma. Çizsin, yazsın. O çok güzel yerlere gelecek, inanıyorum.” demişti. “Geldim öğretmenim.” demek isterdim, eğer öğretmenimi bir daha görebilseydim. Şimdi nerededir bilmiyorum ama görseydi gurur duyardı, biliyorum.

Çocukluğum, İsviçre’ye gidelim. Çıplak ayaklarla çiçeklerin arasında koşalım. Kuşlarla birlikte kahkaha atalım. Kollarımızı açıp rüzgâra sarılalım. Çimenlere boyanalım, eteklerimize dikenler batsın. Nehrin karşısında peynir, zeytin, simit, çay eşliğinde sohbet edelim. Ayaklarımızı suya sokalım ve birbirimizi ıslatalım. Çimenlere uzanıp yıldızları seyredelim, birbirimize hikâyeler anlatalım. Hikâyeler yazdım, hepsini sana okuyacağım.

Çocukluğum, gel tekrardan sekiz yaşımıza girelim. Bak, televizyonda en sevdiğimiz çizgi film.

ETİKETLER: , ,
Merhaba, ben Kübra. Grafikerim. Çoğunlukla hikâye, makale ve kompozisyon gibi edebi türlerde yazılar yazıyorum. 2024 yılında ilk romanım İnsan Müzesi’ni çıkardım. Çeşitli dergilere hikâyeler yazdım. Ömrüm yettiğince yazmaya devam edeceğim.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.