SÜT ŞİŞESİ
Evim caddeye bakmıyor ama her gün caddeden geçen sütçünün sesi, penceremden girerek odama doluyor. Çoğu zaman yanık bir türkü tutturuyor. Sütlerinin pek lezzetli olduğunu komşulara kulak misafiri olduğumda öğrendim.
Komşularla daha tanışmadım. Çünkü ben insanların arasında ruh gibi dolanır, içlerinde hafif bir ürperti bırakırım. Bir iki defa kapım tıklandı. Kapının deliğinden baktığımda apartmandan meraklı olduğunu düşündüğüm birkaç komşu gördüm. Açmadım. Evimde tek bir tane misafir koltuğu bile yok.
Komşular ısrarla kapımı çalmaya devam ettiler. Açmamakta direndim. Sonunda çekip gittiler. Yalnızlığımla baş başa kalmak beni avuttu. Tam tekli koltuğuma yerleşmiştim ki sütçünün türküsünü işittim. Kıvrıldığım yerden doğrulup kulak verdim.
“Kara tren gecikir belki hiç gelmez
Dağlarda salınır da derdimi bilmez”
Annemin ölüm haberini aldığım gün çalan türküydü bu. Acaba o adamla tanışsam rahmetli annemin gölgesini üzerimde yeniden hisseder miydim? Annemin ardından ilk kez bir yabancıyla konuşmayı istediğimi fark ettim.
Ertesi gün giyindim, kuşandım, kolonya bile sürdüm boynuma. Tam sütçünün geleceği saatte aşağıdaydım. Hiç yüzünü görmediğim, sadece sesini duyduğum bu adamla annemin hatırı için tanışacaktım. İlk olarak yanık sesini duydum, ardından sesin sahibini gördüm. İki büklüm bir adamcağızdı. Bu tok sesin ondan çıktığına insan inanamazdı.
O günden sonra neredeyse her sabah ondan süt almaya çıktım. Süt bahaneydi, ben kana kana türküyü içmek istiyordum. Konuşmalarımız müşteri-satıcı diyaloğunun ötesine geçmiyordu. Ama ben onun sustuğu yerde annemin sesini duyuyordum.
Sonbaharın ilk yağmurlarından biriydi. Sokağa indiğimde ne türkü vardı ne de süt şişelerinin şıngırtısı. Ertesi gün de gelmedi. En sonunda dayanamayıp komşuya sordum. Sütü bozuk çıktığı için birkaç müşterisi zehirlenmiş, öylelikle memlekete dönmüş.
“Kara tren gecikir belki hiç gelmez…”
Türkünün devamını hatırlamak istemedim. Annemin ölümünden sonra kaybettiğim sesi, yıllar sonra bir sütçünün türküsünde bulmuştum. Şimdi ikisinin de sesinden mahrumdum.
Elimde yalnızca boş bir süt şişesi vardı.