14 Temmuz 2026, 03:47:33
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 31°C
Parçalı Bulutlu
Afyon
31°C
Parçalı Bulutlu
Sal 27°C
Çar 28°C
Per 29°C
Cum 30°C

TEMİZ ELLER KOROSU

TEMİZ ELLER KOROSU
13 Temmuz 2026 15:58 | Son Güncellenme: 13 Temmuz 2026 16:03
60
A+
A-

Herkes ne kadar da dürüst, içi dışı bir değil mi?

Yani en azından öyle olduğunu savunuyorlar. Peki herkes bu kadar iyiyken bu kötülükleri, haksızlıkları kim yapıyor?

Herkesin içinde bir şeytan vardır, zincire vurulmuş. Şeytanın zinciri senin karakterindir, eğer karakterin sağlamsa korkma, değilse şeytan seni zincire vuracak hazır ol!

O zincirin her halkası senin duruşun, düşüncen, senin görüşün ve yaşantındır, belkide bu yüzden saf kötülük bile masum gelir gözüne, ağzından çıkan söz zehir olsa da bal gelir.

Mesele mükemmel olmak ya da hep iyi olmak değildir mesele dengedir, nerede ne olmalı, kim olmalı, nasıl konuşup ne zaman susmalı bilmektir.

Bunu bilenler, bildiğini sananlar ve bihaber olanlar vardır. İlk başta hepsi o şeytanın karşısındadır, “karakter” dediğimiz o zincirin halkaları kırılmaya başladığı zaman asıl mesele başlar.

Şeytan zinciri atıp senin boynuna geçirir. İlk başlarda şeytan hükümdar sen köle oluyorsun hatta öyle iyi bir köle oluyorsun ki şeytanın hükmüne gerek duymuyorsun. İçindeki şeytan sen oluveriyorsun.

Bakışların kin kussa da, yüreğin bir terslik var diyor, yalandan da olsa gülmeyi öğretiyor, sevmeyi, sahteciliği.

Bir maske takıveriyor yüzüne, nefret sevgiye, kibir özgüvene dönüşüyor, patavatsızlık açık sözlülük oluveriyor.

Yanlış anlama diye başlıyor artık cümlelerin öfkeni olduğu gibi kusabilmek, acımasızca eleştirebilmek için.

Cümleye böyle girdiğin zaman günah senden gidiyor yanlış anlarsa da onun geçimsizliği, çekimsizliği oluyor.

Böylece; sendeki şeytan başka bir şeytanı uyandırıyor ve dünya kendi karanlığından kaçarken başkalarını karanlığa boğan dürüstlerin sahnesi haline geliyor.

Kusursuz olmak yerine insan olmaya çalışıp, hatam var, günahım ve zaaflarım var ama sol yanımda atan bir kalbim var, özü sevgi olan merhamet olan…

Temiz ellerim ile kirlettiğim, saf niyetim ile kibirlendiğim bir kalbim.

Tıpkı “Haceru’l Esvet” gibi bir kalbim var. Temiz geldi ama “temiz” dediğim ellerin kararttığı bir kalbim.

Bunu deyip insan olabilseydik, o zincir hiç kopmazdı.

Kalbinin rengi değişse de fıtratı aynı, fıtratımızı unuttuk! Hatırlayabilmek dileğiyle.

 

 

Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü mezunuyum. 24 yaşında bir çocuk annesiyim. Mersin/Mut'da yaşıyorum. Yazmak için değil nefes almak için yazanlardanım.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.