1 Ağustos 2026, 05:57:13
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 28°C
Açık
Afyon
28°C
Açık
Cts 29°C
Paz 31°C
Pts 32°C
Sal 32°C

KOKULARIN HATIRASI

KOKULARIN HATIRASI
31 Temmuz 2026 14:04
57
A+
A-

Kokuların insan üzerinde görünmeyen bir etkisi olduğunu düşünürüm. Bir koku insanı alır, geçmiş zamandan bir ana götürür. O anda ne hissetmişsek, o duygu tüm bedenimizi kaplar.

Benim çocukluğumda anneannemlerin evinin etrafında birçok meyve ağacı vardı. En çok da kayısı ağacı… Ben daha kayısılar küçücükken yeşil hâllerini toplayıp tuzla yemeyi severdim. O kayısılar büyüyüp güneş sarısı rengini aldığında sanki içlerinden bal akardı. Elime aldığımda tadından önce buram buram kokusu gelirdi. İşte ben o kokuyla, yıllar sonra aldığım bir kayısı sayesinde yeniden karşılaştım.

Elime aldım ve kokusunu hisseder hissetmez burnuma yaklaştırıp derin derin kokladım. Peki ne oldu dersiniz? Pıt pıt gözyaşlarım akarken buldum kendimi.

Sanki çocukluğum avuçlarımın içine bırakılmıştı. “Şimdiye kadar hiç mi kayısı eline almadın?” diye düşünenler olacaktır. Elbette çok kez aldım, çok kez yedim. Ama hiçbiri o eski kokuyu taşımıyordu. Bir koku neden insanı ağlatır? Çünkü ruhum o çocuk hâlimi hatırladı. Hem mutlu oldum hem de özlemle gözyaşı döktüm.

Kokular gerçekten önemliydi. Kokuların insan bedenine iyi gelmesiyle ilgili birçok bilgiyle karşılaşmışsınızdır. Farklı kokuların bedenimize ve zihnimize çeşitli faydaları olduğu söylenir.

– Lavanta: Sakinleşmeye yardımcı olur.

– Nane ve kahve: Odaklanmayı kolaylaştırır, zihinsel yorgunluğu hafifletir.

– Limon ve portakal: Enerji verir.

– Okaliptüs: Solunum yollarını rahatlatır; özellikle kış aylarında çokça ihtiyaç duyduğum bir koku.

Düşündükçe anlıyorum ki kokular, hayatımızda sandığımızdan çok daha büyük bir yere sahip. Peki yalnızca olumlu etkileri mi var? Elbette hayır. Örneğin nane-limon çayının kokusu benim için hastalıkla özdeşleşmiş bir kokudur. Sağlıklıyken bile burnuma geldiğinde içimde hafif bir huzursuzluk hissederim.

Olumsuz etkilerden söz etmişken aklıma bir kitap geldi. Kordergi Kitap Okuma Kulübü ile nisan ayında Mark Wolynn’in Seninle Başlamadı adlı kitabını okuyup değerlendirmiştik. Kitapta farelerle yapılan bir deney anlatılıyordu. Ortama kiraz kokusu yayılıyor ve farelere elektrik şoku veriliyordu. Bir süre sonra fareler, elektrik verilmediği hâlde yalnızca kiraz kokusunu duyduklarında aynı korkuyu yaşamaya başlıyordu. Daha da ilginç olanı, onlardan sonra dünyaya gelen farelerin bu deneyimi hiç yaşamamalarına rağmen kiraz kokusunu duyduklarında benzer korku tepkileri göstermeleriydi. Deney aslında “epigenetik” kavramını açıklamak için yapılmıştı ama kokuların hafıza ve duygular üzerindeki etkisini de çarpıcı biçimde ortaya koyuyordu.

Mevlânâ Celâleddîn Rûmî ne güzel söylemiş:

“Koku gönül gözünü açar.”

Bu söz, manevi uyanışa işaret eder. Tasavvufa göre güzel kokular, ilahi âlemin bu dünyadaki yansımalarından biridir. Mevlânâ’ya göre koku, insanı hakikate, yani Yaradan’a götüren bir rehberdir. Kokuların hem bilimde hem de manevi dünyada ne kadar önemli bir yere sahip olduğu açıkça görülüyor.

Bazı kokular vardır ki onları sevmek ya da onlarla ilgili bir anı yaşamış olmak gerekmez. Ortama yayıldığı anda refleks olarak burnumuzu kapatırız: beklemiş çöp poşeti, leş kokusu, bozulmuş yiyecekler… Keşke bozulmuş zihinleri de burnumuzu kapatarak hissedemez olsaydık; ne güzel olurdu.

Bana bu yazıyı yazdıran şey küçücük sarı bir kayısıydı. Dilerim hepimizin zihninde, geçmişin güzel günlerini hatırlatan kokular birikir. Çünkü bazen bir koku, yıllardır unutulduğunu sandığımız bir hayatı yeniden avuçlarımızın içine bırakabilir.

ETİKETLER: , , ,
Sınıf öğretmeniyim. Çocuklara okuma yazma öğretirken hala okumam ve yazmam gerektiğine inanan bir öğrenciyim. Öğretmenlik hayatım devam ederken  Sosyoloji bölümünü de bitirdim. Yazmak benim için bir tutku ve hep devam etsin istiyorum
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.