25 Temmuz 2026, 01:08:10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 27°C
Parçalı Bulutlu
Afyon
27°C
Parçalı Bulutlu
Cts 19°C
Paz 24°C
Pts 29°C
Sal 31°C

GÖLGESİ ÇALINMIŞ DÜNLER

GÖLGESİ ÇALINMIŞ DÜNLER
17 Temmuz 2026 12:47
161
A+
A-

Sığmıyor bir günün dar vaktine hikâyesi,

Dünyanın paslı çarkına takılan o çığlık.

Kendi yarasını tırnaklarıyla saran o eller,

Karanlığın gırtlağına çöken bir ah…

 

Ne bir güne sığar bu sitem ne koca alkışlara,

Zemheri ayazında o yarım kalmış gidişler…

Ömrün en taze yerinden koparılan o gül;

Dünyanın bir daha ödeyemediği o sönmüş ferdir.

 

Dünyanın tüm yükünü o ince omuzlara asmak,

Karanlığın ortasında dilsiz bir siper olmaktır.

Kendi gölgesinden bile çalınan o kadınlar,

Hayatın tam kalbine saplanan o soğuk bıçaktır.

 

Hangi mevsim geri getirir o solan renkleri?

Kendi söküğünü diken o eller;

Artık hiçbir gölge örtemez bu kanayan yeri.

 

Dünlerin tozlu raflarında unutulan hayaller,

Bir sofrada yarım, bir kavgada yalnız bırakılanlar.

Sesi kısıldıkça yankısı büyüyen o sessiz direniş,

Yorgun bir bedenin altında saklanan devasa dünyalar.

 

Bilmezler ki her sabah yeniden doğmak zordur,

Kendi külünden, kendi acısından bir güneş yaratmak.

Bir kadının bakışında saklıdır sönmeyen o kor,

Asıl maharet, o fırtınanın ortasında dimdik durmaktır.

 

Eksik kalan ne varsa bir kadının sustuğu yerdedir.

Gözlerindeki o mahzun bulut, dilsiz bir kederdir.

Kimse sormaz o hayaller hangi uçurumdan düştü,

Hangi rüzgâr vurdu da o taze fidanlar büküldü.

 

İnsanca bir değer, bir nefeslik huzur çok görüldü.

Zamanın kirli, paslı zinciri boyunlara örüldü.

Güçlü olmak; bir seçim değil, bir mecburiyet şimdi.

Yıkılmayan o duruşun arkasında bin parça can gizli.

 

Kırılan heveslerin hesabını kim tutar bu şehirde?

Yitip giden her gülüş, birer boşluk bırakır geride.

İmzası silinmiş hayatların o görünmez yükü,

Hangi mısraya sığar bir ömür boyu süren o korku?

 

Sokaklar dar gelir bazen, gökyüzü ise çok uzak.

Her adımda kurulan o sinsi ve kör tuzak.

Saygı beklenen her kapı, kapandı birer birer yüzlere.

Artık hiçbir teselli kâr etmez bu nemli gözlere.

 

Yollarda kalan o ürkek adımların izi,

Mutfak masasında yarım kalmış o çay bardağı,

Yatağın kenarına bırakılmış o eski hırka…

Güneşi sönmüş sabahların dilsiz tanığıdır aynalar,

Kapı eşiklerinde bekleyen o beyhude umutlar.

 

Bugün bir manşet, yarın birer sayı;

Kapanmayan dosyalarda unutulan o canlar…

Sokak lambasının altındaki o ürkek bekleyiş,

Dört duvar arasında yankılanan o dilsiz feryat.

 

Hangi gölge örter bu kanayan yeri,

Hangi boşluk doldurur o eksik nefesi?

Kırılan her kalem, susan her terazi;

Birer ah olup takılır hayatın boğazına.

ETİKETLER: , ,
Merhaba, ben Ece Nur Gürlü. Sarıgazi Anadolu Lisesi 12. sınıftan mezun oldum. Bu yıl, Allah nasip ederse üniversite eğitimime başlayacağım. Şiir yazmaya ve edebiyata olan merakım 10. sınıfta başladı; aslında öncesinde de edebiyatı çok severdim. Ancak, bir öğretmenimin ilk tanıştığımızda kendimizi tanıtmamız amacıyla herhangi bir konuda şiir, düzyazı veya kompozisyon yazdırması ve sonrasında bunu yorumlamasıyla yeteneğimi fark ettim. Üç yıldır şiir yazıyorum; hem il hem de ilçe genelinde düzenlenen çeşitli yarışmalarda dereceler aldım.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.