25 Temmuz 2026, 02:29:05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 27°C
Parçalı Bulutlu
Afyon
27°C
Parçalı Bulutlu
Cts 19°C
Paz 24°C
Pts 29°C
Sal 31°C

AHİRETE YOLCULUK

AHİRETE YOLCULUK
21 Temmuz 2026 11:51
80
A+
A-

Bir gün bizim adam evde otururken ansızın kapı çalar.

Tık tık tık…

  • Kim o?
  • Ölüm, hazırla bohçanı, çıkıyoruz ahiret yolculuğuna.
  • Ama ben…henüz hazır değilim ki.
  • Ben hiçbir zaman hazır olanlara uğramadım zaten merak etme, en beklenmedik anda çaldım herkesin kapısını.

Kaçacak yeri yoktur, alır sırtına bir bohça bizim adam ve koyulurlar yola.

Yolda sorar ölüm:

  • Ne var bohçanda?
  • Birkaç kıldığım namaz, yarım tuttuğum oruç, bir de yardım ettiğim insanların duası vardır, der bizim adam.

Ve ahiret yolculuğu başlar bizimki için. Yürümeye devam ederken çıkar karşılarına falanca kişi.

Ölüm sorar:

  • Sen de kimsin, ne diye çıktın karşımıza?

Falanca kişi:

  • Ben yanında götürdüğün adamın arkadaşıyım. Çok konuşmuştu zamanında arkamdan. Şimdi versin sevaplarından.

Ölüm çıkarır bizimkinin bohçasından ettiği yardımların sevabını, verir adama. Devam ederler yola. Artık bohçasında yarım kıldığı namaz ve eksik tuttuğu oruçların sevabı vardır. Mahcuptur tabii bizim adam ama iş işten geçmiştir çoktan.

Devam ederler yollarına. Bir başka kişi çıkar karşılarına.

  • Versin artık bana iftira attığı günün hesaplarını.

Ölüm çıkarır bohçadan namaz sevaplarını. Geriye kalmıştır yarım tuttuğu oruç sevapları. Yine mahcup ve boynu büküktür bizimkinin. Keşke zamanında böyle etmeseydim der ama ne var ki keşkeler işe yaramıyor o anda.

Devam ederler o şekilde yollarına. Çıkar bu sefer karşısına anası.

  • Yavrum, dokuz ay karnımda taşıdım. Yemedim, yedirdim. Giymedim, giydirdim. İçmedim, içirdim. Şimdi ver bana yaptığın nankörlüğün hakkını.

Ve bohçada kalan tüm sevaplar verilir anaya. Eli boş devam ederler yola…

İstemeye istemeye adımlarını atar bizim adam. Az zaman geçer, çıkar baba karşılarına.

  • Yavrum, etme eyleme dedim. Ben kovmadım ki babamı kapımdan, sen kovdun beni, ele güne rezil ettin aileni, döktürdün yaşlı babanın yaşlarını. Bundan geriye istemem senden bir şey. Veresin ona cezasını ölüm, etmem ona hakkımı helal. Mahşerdedir hesabım bundan gayrı.

Ölüm alır babadan günahları, verir bizimkinin bohçasına. Ve sevaplarla çıktığı yolda günahlarla devam eder yoluna. Sonunda varır Rabbinin karşısına. Gayrısı Rabbiyle onun arasında. Şimdi ne hâldedir, onu ben de bilmem  vallah.

ETİKETLER: , , ,
Kelimeler, sessizliğin düzenlenmiş hâlidir.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.