AHİRETE YOLCULUK
Bir gün bizim adam evde otururken ansızın kapı çalar.
Tık tık tık…
- Kim o?
- Ölüm, hazırla bohçanı, çıkıyoruz ahiret yolculuğuna.
- Ama ben…henüz hazır değilim ki.
- Ben hiçbir zaman hazır olanlara uğramadım zaten merak etme, en beklenmedik anda çaldım herkesin kapısını.
Kaçacak yeri yoktur, alır sırtına bir bohça bizim adam ve koyulurlar yola.
Yolda sorar ölüm:
- Ne var bohçanda?
- Birkaç kıldığım namaz, yarım tuttuğum oruç, bir de yardım ettiğim insanların duası vardır, der bizim adam.
Ve ahiret yolculuğu başlar bizimki için. Yürümeye devam ederken çıkar karşılarına falanca kişi.
Ölüm sorar:
- Sen de kimsin, ne diye çıktın karşımıza?
Falanca kişi:
- Ben yanında götürdüğün adamın arkadaşıyım. Çok konuşmuştu zamanında arkamdan. Şimdi versin sevaplarından.
Ölüm çıkarır bizimkinin bohçasından ettiği yardımların sevabını, verir adama. Devam ederler yola. Artık bohçasında yarım kıldığı namaz ve eksik tuttuğu oruçların sevabı vardır. Mahcuptur tabii bizim adam ama iş işten geçmiştir çoktan.
Devam ederler yollarına. Bir başka kişi çıkar karşılarına.
- Versin artık bana iftira attığı günün hesaplarını.
Ölüm çıkarır bohçadan namaz sevaplarını. Geriye kalmıştır yarım tuttuğu oruç sevapları. Yine mahcup ve boynu büküktür bizimkinin. Keşke zamanında böyle etmeseydim der ama ne var ki keşkeler işe yaramıyor o anda.
Devam ederler o şekilde yollarına. Çıkar bu sefer karşısına anası.
- Yavrum, dokuz ay karnımda taşıdım. Yemedim, yedirdim. Giymedim, giydirdim. İçmedim, içirdim. Şimdi ver bana yaptığın nankörlüğün hakkını.
Ve bohçada kalan tüm sevaplar verilir anaya. Eli boş devam ederler yola…
İstemeye istemeye adımlarını atar bizim adam. Az zaman geçer, çıkar baba karşılarına.
- Yavrum, etme eyleme dedim. Ben kovmadım ki babamı kapımdan, sen kovdun beni, ele güne rezil ettin aileni, döktürdün yaşlı babanın yaşlarını. Bundan geriye istemem senden bir şey. Veresin ona cezasını ölüm, etmem ona hakkımı helal. Mahşerdedir hesabım bundan gayrı.
Ölüm alır babadan günahları, verir bizimkinin bohçasına. Ve sevaplarla çıktığı yolda günahlarla devam eder yoluna. Sonunda varır Rabbinin karşısına. Gayrısı Rabbiyle onun arasında. Şimdi ne hâldedir, onu ben de bilmem vallah.