24 Ağustos 2026, 02:57:48
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 33°C
Parçalı Bulutlu
Afyon
33°C
Parçalı Bulutlu
Pts 31°C
Sal 31°C
Çar 32°C
Per 30°C

Z’NİN ÖYKÜSÜ -BAŞLANGIÇ-

Z’NİN ÖYKÜSÜ  -BAŞLANGIÇ-
21 Ağustos 2026 13:14
104
A+
A-

Son insandı Z.

Son inanandı.

Kendisiyle yalnızca kendisi konuşuyordu.

Kendisine inanan yalnızca kendisiydi.

Sesi ölümü haykırıyordu ona.

Sesi, sesini bir kemik gibi kırıyordu.

Gürültülerden ve görüntülerden ibaret dünyamızda insan, zaten büyük bir kulak ve yarım bir ağızdan başkası değildi.

Sesine şöyle diyordu Z:

“Seninle, sesim, gel şöyle bir alışveriş yapalım:

Beni, yanılgıların ve yenilgilerin anısına, sadece tek bir saatliğine mutluluğuna bırak.

Bir sevdanın kucağına it, büyük bir kalabalığın coşkusuna…

Kalabalığın ve kabalığın hazdan homurtusuna…

Yalnızca bir saat…

Ve sonra yine al beni; hüzün mektebine, gözyaşı hocalarına teslim et…

Ölüm bu son insanı almadan bunu çok görme bana.

Nasıl olsa pek fazla vakit kalmadı.

Çünkü neşe göçtü, kahkahalar silinip çöpe atıldı.

Umutların son kullanma tarihi geçti.

Ruh göçebe, beden yerleşik kaldı.”

Birden başı döndü Z’nin. Sersemledi. Zar zor bir bardak su içtikten sonra koltuğa oturdu. Derin derin nefes alıp verdi. Kendine gelmişti artık.

Sonra balkona çıktı, bir sigara yaktı ve bin hatıra…

Yağmur çiseliyordu.

“Tanrı’nın gözyaşları,” dedi Z. Başını uzattı.

“Ne kadar güzelsiniz, yağmurlar,” dedi.

“Sizi öpebilir miyim?” diye sordu.

Dudağına değen yağmur damlası ona çocukluğunu hatırlattı.

Bir salıncakta vedalaşıp son hızla terk ettiği o küçük çocuğu düşündü…

Sonra geri dönüp elini tutarak Golgota’ya çıkarıp çarmıha gerdiği o güzel çocuğu düşündü…

Ne zaman çocuk sesi duysa ya da yağmur çiselese, o çocuk gelirdi aklına.

“Ne yaptım?” dedi. “Ne yaptım ben? Her şeyi içime attım ve içimdeki çocuğa yer bırakmadım. Ve boğuldu o da… Ya da ben boğdum onu.”

“Şimdi söyleyin bana, günahsız bir çocuğun katilinin ellerini hangi yağmurlar temizleyebilir? O yağmurlar Tanrı’nın gözyaşları olsa bile…”

Gözleri daldı Z’nin.

Belki de kördü o.

Yalnızca ölürken gözleri açılabilecek bir kör…

ETİKETLER: , ,
Çocuktum ve yenilgideydi dünya.Ve büyüdüm, mağlubiyetimin yarasını kalemimle sarmaya çalışıyorum...
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.