30 Temmuz 2026, 15:31:57
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 28°C
Açık
Afyon
28°C
Açık
Cum 27°C
Cts 29°C
Paz 31°C
Pts 33°C

HAYIR DEMENİN ERDEMİ

HAYIR DEMENİN ERDEMİ
30 Temmuz 2026 11:37
27
A+
A-

Hayatın karmaşası içinde pek çoğumuzun sessizce katlandığı, görünmez ama ağır bir yük vardır: “Hayır” diyememek. Değer verdiğimiz bir dostumuzu, ailemizi ya da sevdiğimiz birini kırmamak adına, ruhumuzun derinliklerinde gitmek istemediğimiz yollara adım atar, istemediğimiz planların ortasında buluruz kendimizi. Zihnimizin bir köşesinde ise hep aynı fısıltı yankılanır: “Eğer ‘hayır’ dersem beni yanlış anlar mı? Onu üzer miyim?”

Peki, sırf başkalarının gönlü hoş olsun diye kendi isteğimizden vazgeçmek, bizi biz yapan sınırları çiğnemek zorunda mıyız? Kendi rızamızla değil de adeta sürüklenerek gittiğimiz bir yerde, ruhumuz gerçekten huzur bulabilir mi? Başkasının tebessümünü satın almak için kendi mutluluğumuzu feda ettiğimizde, o masada oturan bedenimizdir; ruhumuz ise çoktan orayı terk etmiştir.

Hayır diyememek, zamanla insanın kendine olan saygı çizgisini silikleştirir. “Ben asla yapmam” dediğimiz şeyleri yaparken, bize tamamen ters gelen durumları kabullenirken buluruz kendimizi. Öz benliğimizden taşar, zihnimizin özgür yanını başkalarına teslim ederiz. Düşüncelerimiz kendi yolunda kararlılıkla ilerlemek yerine, insanların beklentileri arasında savrulan yapraklar gibi oraya buraya sapar.

Bu durumun özellikle gençlik yıllarında, kırılması çok daha zordur. Arkadaş grubunun dışında kalma korkusu, yalnızlaştırılma ya da zorbalığa maruz kalma endişesi, gençleri kendi doğrularından vazgeçmeye zorlar. Çoğu zaman sırf grubun bir parçası olabilmek, “hayır” diyebilme cesaretini gösterememek yüzünden geri dönülmesi güç yollara sürüklenirler. Oysa kabullenilmek uğruna feda edilen şey, insanın kendi özgünlüğüdür.

Artık anlamalıyız ki; sınır çizmek bir bencillik değil, bir öz saygı meselesidir. Ruhumuza, değerlerimize ve mizacımıza uymayan her duruma kapıyı kapatabilmeliyiz. Bizi yalnızca “evet”lerimizle seven, sınır koyduğumuzda ise yargılayan ve sırtını dönen insanlar zaten hayatımızın öznesi olmamalıdır. Gerçek sevgi ve saygı; bizi düşüncelerimizle, tercihlerimizle ve en önemlisi “hayır”larımızla kabul edebilmektir.

 

ETİKETLER: , ,
Merhabalar, ben Yağmur. Türkçe Öğretmenliği okuyorum. Hayatın ayrıntılarından ilham alıyor; gördüklerimi, yaşadıklarımı, duygularımı yazıya aktarmaktan keyif alıyorum.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.