NİSAN RENGİ
O senin binbir gece saçların var ya
Deniz yaran sopalar ve kutsal işaret parmaklarından
İnsanoğlunun büyük şiirlerinden, babasız yenidoğandan
Yerden biten yüce ağaçtan ve yüz kırk dört bin elçiden, dahası
O senin binbir gece saçların var ya
Hasretlerden, denizlerden, yedi yıllardan, kumardan
Varlık ateşi filozoftan, yüz yıllık şarkılardan
İlk tarihçiden ve son insandan, kırk milletin kırk uydurma dininden, kırkayağın kırk ayağından, esası
O senin binbir gece saçların var ya
Onlara kaç ömür şiir yazayım, kaç bin türlü lafa dolanayım
Kaç gece düşüne yatayım, kaç sevmezliğini süpürüp atayım
Ahu savur saçlarını, savrulup rüzgar olayım
O senin binbir gece saçların var ya
Denizde ıslanmaz, sevmede uslanmaz olsam
Ardan geçip gelip şarkılar okusam
Ah yazıp yazıp silip sonra dönüp ayda görsem seni
Dağ başında ocak kursam, kaya dibinde sulak bulsam, tarlalara diksem seni
O senin binbir gece saçların yok mu
Vur baltayı taşla beni, binbir gece sür sineme
Her nisanda güz gülü
“Nisan rengi saçlarını açmalısın hayat bana”
Her nisanım, güz gülüm
Nisan rengi sende doğar, ölüp doğan sür sineme
Kök söktürür her ömrümde yar düşü
Lafına sözüne kaç kez ölüp doğayım
Senin binbir gece saçların var
Kaç ömürce, kaç şiirler yazayım