18 Haziran 2026, 10:47:26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 26°C
Yağmurlu
Afyon
26°C
Yağmurlu
Cum 18°C
Cts 21°C
Paz 23°C
Pts 25°C

EŞİĞİN ARDI

EŞİĞİN ARDI
16 Haziran 2026 15:56
96
A+
A-

Tekinsizliğin içinde  -varlığına inandığım- bana ait olan kapıyı aradım. O kapıyı açtığımda artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Ücra yolda adımlarımı sıklaştırırken kapının beni kabul etmesini diledim. Eşikten geçecektim. Ve ilk kez, benim onu değil onun beni kucaklamasına muhtaçtım.

Yıllardır aynı düşü görürdüm. Kapı açılmamak için inat eder, ben açmak için paslı kolunu çekiştirirdim. Uyandığımda ellerimde kapının kiri olurdu. O kiri gün boyu taşırdım. Bu yüzden o kapının açılmasını kendime bir kurtuluş sandım.

Önce uzun gölgesini gördüm, ardından açılışının sesini duydum.

İçeride beni bekleyen şey, bütün hayatımı değiştirecek gibiydi.

Oysa koca bir yanılgıya kapı aralamışım. Bilmiyordum.

Eşikten ilk adımı attığım an kendi mahkememe düştüm. Kapının arkasında bir giyotin sehpası beni bekliyordu. O an kaçtığım bütün yollar, ayaklarımın altında yeniden belirmeye başladı. Koşmak, kurtulmaktı; oysa ben çivilenmiştim.

Karşımda bir yargıç aradım. Yargıcın sert yüzünü, tok sesini duymalıydım. Fakat kürsü bomboştu. Duvarlara çarpıp dönen nefesimden başka hiçbir ses, kendi suratımdan başka hiçbir surat yoktu. Kendimi, kendimin yargıcı ilan ettim. Kürsüye çıkıp hükmümü verdim.

Her hükmüm altında kendi imzam, boynumdaki her ilmekte benim düğümüm vardı.

Ben, ne kadar o kapıları zorlasam da kendi mahkememde ölümün çehresini okşayan bir mahkûmdum.

Giyotinde boynuma değecek olan bıçak değildi. Beni yıllardır kesip biçen kendi hükmümdü.

Hükmümü okurken sesim titremedi. Yıllar, hatalarımı önüme dizdi. Hiçbiri lehime konuşmadı, el kaldırıp itiraz etmedi. Çünkü ben, çoktan suçluluğu giyinmiştim. Mahkeme sadece kararı duyurmak içindi.

Giyotin inerken af dilemedim. Çünkü insan, en ağır hükmü başkasından değil kendinden duyardı. Ve bazı eşiklerin ardında insanı sadece kendisi beklerdi.

 

ETİKETLER: , , ,
Ben Şevval Tuğçe Değirmenci. 2000 doğumluyum. Yeni Türk Edebiyatı yüksek lisans öğrencisiyim. Çeşitli dergilerde öykü ve şiirlerime yer verilmektedir.
YORUMLAR

  1. Yurdagül Bayam dedi ki:

    İçten yazılmış bir yazı.İnsan düşünmeden edemiyor acaba ben hangi kapıdayım diye. Elinize yüreğinize sağlık. İlerleyen yıllarda çok iyi bir edebiyatçı ve yazar olacağınıza inanıyorum.