10 Haziran 2026, 11:56:54
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 26°C
Hafif Yağmurlu
Afyon
26°C
Hafif Yağmurlu
Çar 23°C
Per 25°C
Cum 26°C
Cts 24°C

OLMASINI ÇOK İSTEMİŞTİM

OLMASINI ÇOK İSTEMİŞTİM
10 Haziran 2026 10:34
9
A+
A-

Olmasını çok istemiştim. Öyle ki gerçekleşmediği günlerde bunun nedenini anlamakta zorlandım. Bazı şeyleri insan sadece istemiyor, onları kendisi için gerekli görüyor. Ben de öyle yapmıştım. Olursa mutlu olacağımı, olmazsa içimde hep bir eksiklik kalacağını düşünüyordum.

Neyi istemiştim? Neden olmamıştı?

Bu sorular uzun süre zihnimde kaldı. Cevap bulamadıkça da içimdeki kırgınlık büyüdü. Çünkü o gün yalnızca kaybettiğimi düşündüğüm şeye bakıyordum. Göremediğim şey ise zamanın bana gösterecekleriydi.

Hayat garip bir yer. Bazen “Asla yapmam.” dediğimiz şeyleri yaparken buluyoruz kendimizi. Bazen de gerçekleşeceğinden neredeyse emin olduğumuz şeylerin hiç gerçekleşmediğini görüyoruz. Tam da her şeyin istediğimiz gibi olacağını düşünürken yönümüz değişiyor, planlarımız değişiyor, hatta biz değişiyoruz.

İnsan gençken gönlüne düşen her şeyin kendisi için hayırlı olduğunu sanıyor. İstediği her şeyi doğru, ulaşamadığı her şeyi eksiklik olarak görüyor. Oysa zaman geçtikçe anlıyor ki istemekle hayırlı olmak her zaman aynı şey değilmiş.

Kimi zaman bir insanı, kimi zaman bir hayali, kimi zaman da gerçekleşmesini çok istediğimiz bir ihtimali hayatımızın merkezine yerleştiriyoruz. Ona öyle sıkı tutunuyoruz ki onsuz bir hayat düşünemiyoruz çünkü bize iyi geldiğine inanıyoruz. Bu yüzden bize zarar verse bile bırakmak istemiyoruz. Vazgeçmek, sanki mutluluktan vazgeçmek gibi geliyor.

Belki de bu yüzden bazı kayıplar ilk başta bu kadar can yakıyor. Çünkü biz yalnızca kaybettiğimiz şeyi görüyoruz. Göremediğimiz şey ise neden kaybettiğimiz oluyor.

Kapılar kapandığında dünyanın sonu gelmiş gibi hissediyoruz. O kapının ardında bütün mutluluğumuzun olduğunu sanıyoruz. Kaybettiğimiz şeyin yalnızca kendisini değil onunla kurduğumuz hayalleri de kaybettiğimizi düşünüyoruz.

İşte o zaman içimizde tek bir soru yankılanıyor: “Neden olmamıştı?” Fakat zamanın kendine has bir dili var.

İlk günlerde anlam veremediğimiz şeyleri, yıllar sonra sessizce açıklıyor. Yaraları bir anda iyileştirmiyor belki ama bakışımızı değiştiriyor. Bir gün geliyor ve geçmişe yeniden bakıyoruz.

O zaman fark ediyoruz ki uğruna üzüldüğümüz her şey gerçekten bizim için hayırlı değilmiş. Gerçekleşmesi için dua ettiğimiz bazı şeyler, gerçekleşmediği için güzelmiş.

Kaybettiğimizi sandığımız bazı şeyler ise meğer bizi koruyormuş. İnsan bunu yaşadığı anda anlayamıyor. Çünkü kaderi yaşarken okumak zor. Anlam, çoğu zaman sonradan ortaya çıkıyor. Belki bir yıl sonra. Belki daha uzun bir zaman sonra. Ama mutlaka bir gün dönüp bakıyoruz ve o gün göremediğimiz hikmeti görmeye başlıyoruz.

Belki de insanın en büyük yanılgısı burada. Biz yalnızca bulunduğumuz noktadan bakıyoruz. Oysa Rabbim yolun tamamını biliyor. Biz bir kapının kapanmasına üzülürken, o kapının ardında bizi neyin beklediğini de biliyor. Bu yüzden bazı cevaplar hemen verilmiyor. Bazı gerçekler ancak zamanın içinden geçince anlaşılabiliyor.

Bir zamanlar neden gerçekleşmediğini sorguladığımız şeyler için yıllar sonra içimizden sessizce şu cümle geçiyor:

“Demek ki böylesi daha hayırlıymış.” Belki de “Her şerde bir hayır vardır.” sözü tam olarak bunu anlatıyor.

Hayat bize her şeyi hemen göstermiyor. Önce sabretmeyi öğretiyor sonra anlamayı… Ve gün geliyor, bir zamanlar uğruna üzüldüğümüz şeylere baktığımızda artık kırgınlık değil hikmet görüyoruz.

O gün anlıyoruz ki Rabbim bizden bir şeyi esirgememiş, yalnızca bize ait olmayanı vermemiş. Belki de bazı duaların en güzel cevabı, gerçekleşmemeleridir…

“Yazmayı, insanın içinde birikenleri sessizce anlatmanın yolu olarak görüyorum.”
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.