ZERDÜŞT’ÜN KAYIĞI
Bir gece yarası,
Hüzün makamı sırası…
Gecenin bağrı yıldızlarla delik deşik;
Gece vurulmuş, kalbinde acıdan beşik.
Ay büyüyor; bıçkın bir delikanlı olacak.
Ay büyüyor; keder şehrinin eli kanlı olacak.
Sessizliğin çıtı çıkmıyor,
Gökyüzü kasvetten bıkmıyor.
Yeryüzü uykuda;
Yalnızca yalnızlar ağlıyor kuytuda.
Kuytuda bir kuyu,
Yusuf değilsen boğmaktır huyu.
Ve uyuyamıyorsun; bozuşup kovmuşsun uykuyu.
Sonra birden akrep, zehrini yelkovan nehrine akıtmıyor.
Yoksa bu mu ecel çerisi?
Hayır, bu emelin çehresi…
Bakıyorsun emelin çehresine; çizgi çizgi bir dizi,
Ki biliyorsun, bu ecelin parmak izi.
Anlamıyorsun, kafan karışıyor;
Kafa karışıklığı, kafanla barışıyor.
Gözlerin dalıp dalıp gidiyor uzaklara,
Ait değil senin hikâyen yakın denizlerdeki tuzaklara…
Bir tıkırtı… Birden irkiliyorsun;
Göz altlarındaki mor çiçeklerle ayağa dikiliyorsun.
Etrafında bir gölge: bir çatık kaş, bir pos bıyık;
Gecenin karasularından gelme, gam ve düşünce yüklü bir kayık.
Tam kalbinin orta yerinde duruyor,
Saatler ya hep erkeni ya da hep geçi vuruyor.
Gölge dokunuyor kalbinin omzuna
Ve vuruyor kalbinin mahmuzuna:
— İşte, diyor gölge, bu fırtınayı getiren en suskun kelimeler;
Şimşek ve yıldırım yüklüler…
Susacağız bu yolculukta,
İyi ki insanlar yok bu yoruculukta.
Bilirsin, zordur susmak;
Çünkü çok zordur insanlar arasında yaşamak.
Gölge, bu sesleri yolculuğun ceplerine koyuyor;
Gezgin, midesini bu sözle dolduruyor.
Gölge, “Yetti galiba,” diye ekliyor umutsuzca.
Gezgin, yoksa senin de mi kulağına göre bir ağız değilim kusursuzca?
Gezgin tam kaçmak isterken gölgesine çarpıyor,
Gölge de şu koyu hüznü biraz gözyaşıyla çırpıyor:
— Çok güç değil mi insanların sesi?
Tercih ederdim onların yerine vahşi hayvan nefesi.
Gezgin ilk kez konuşacak,
Cümleleri gölgesine koşacak.
Korkuyor lakin…
— Sen, diyor Gezgin, bir kurtarıcı gibisin,
Ama dikenlerin fazla ve kendini de yaralayan bir kirpisin.
Önce bir gülüş, sonra “Hayır!”ı haykırıyor gölge:
— Kurtarıcı öldü, zincirleri ile gömüldü ve kurtarıldı tüm bölge!
Gölge, gezginin ruhunu usul usul doyuruyor;
İşte Niçe adlı, hiçe benzeyen adam böyle buyuruyor.
Bana kitap özeti çıkar deseler şiir yazarım, başka türlü sığmaz kelimelere bir kitap. tamda öyle bir şiir olmuş, hikayesini kendi baktığın pencereden göstermiş kalbimize ateş etmişsin Hüseyin ARLI