1 Ağustos 2026, 05:41:57
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 28°C
Açık
Afyon
28°C
Açık
Cts 29°C
Paz 31°C
Pts 32°C
Sal 32°C

DİCLE’YE SAVRULAN HÛ

DİCLE’YE SAVRULAN HÛ
31 Temmuz 2026 14:02 | Son Güncellenme: 31 Temmuz 2026 14:03
70
A+
A-

Bağdat diyarı,

Mansur ve dârı…

Ateş ve sırdaşı,

Kül ve hırkası…

 

Şehadet gömleğini geçirip,

Gülerek dâra çekilip…

Ve Hallâc-ı Mansûr aşka talip,

Ve Mansur ölüme galip.

 

Dicle kıyısında urgan boynuna dolanır,

Aşkın ateşinden yorgan üzerine sarılır.

Bağdat sokaklarında düşmanın da dostun da sırıtışı…

 

Hallâc ayna satardı, dükkânı körler çarşısı!

Uçurum kıyısında o; aşağıda aşk, garip bir muamma,

Mansur bir cevaptı eceliyle müsemma.

 

Kendi kanıyla konuşmak,

Kendi kanıyla susuşmak,

Ölüme “vav” olup Hakk’la buluşmak…

Bağdat sokaklarında Mansur Hakk’ı arar;

Yitirince bulur, yarasını kanıyla sarar.

 

Zindan oldu yurdu,

Zindana dostu sordu.

Zindan duvarı açıldı,

Sabır kitabından yapraklar saçıldı;

 

Bu, aşkın ta kendisi!

Sonra yorgun bir Bağdat öğlesi…

Sıcakta kumlar kavrulur,

Dicle kıyısından küller savrulur.

 

Hızır görülür, Hû görülür suda,

En son cennet evinden bir oda…

Bağdat meydanında canını verir Mansur,

“Enel Hak” vaki ve baki bir nur!

 

Gökten geçer pervaneler,

Ve yere düşse onlardan gölgeler;

Acaba bu, Mansur’un mu gölgesi?

Yer altından gelirse bir “Hû” şırıltısı sesi,

Bu ses, bil ki Mansur’un nefesi.

 

Küllerde, savrulan tozda ateşten ayak izleri…

İzler Hallâc’a götürür bizleri.

O dârın ağırlığı,

Dokunup taşırır dudağı;

Sanki ağzı yakan bir bengisu gibi,

Ve Hallâc aşk bedelinin katibi…

ETİKETLER: , ,
Çocuktum ve yenilgideydi dünya.Ve büyüdüm, mağlubiyetimin yarasını kalemimle sarmaya çalışıyorum...
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.