BU ÇAĞ
Bu çağ;etten ve kemikten,
Karanlığın kuşattığı bir kimlikten.
Bu çağ; kayıp bir yankı, soğuk bir duvar
Sessizliğe gömülen diri sesler var.
Bu çağ; kırık bir sandal, hırçın bir deniz
Ölüme kulaç atıyoruz hepimiz.
Bu çağ; bilenmiş bir kılıç, keskin bir süngü
Boğuyor hislerimi bu sessiz döngü.
Bu çağ; ziyan gönüllerden
Acılar resmedilir yıkılmış suretlerden.
Bu çağ; bir sonbahar rüzgârı,
Hüznüyle besliyor beklenen baharları.
Bu çağ; maviden uzak
Bir Sibirya Çöl’ ü, soğuk ve kurak.
Bu çağ; yağmura hasret
Kinlenen gönüllere bulaşıyor kasvet.
Bu çağ; çıkmaz sokak, tozlu kaldırım
Korkutuyor çocukları bu kirli zulüm.
Bu çağ; nefret ve kinden
Gözyaşı, biçilmeye hazır ekinden.
Bu çağ; gürültülü bir savaş
Ve insanlık ölüyor yavaş yavaş.