25 Nisan 2026, 15:41:24
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 9°C
Yağmurlu
Afyon
9°C
Yağmurlu
Cum 12°C
Cts 15°C
Paz 17°C
Pts 18°C

ALTINI ÇİZDİĞİMİZ CÜMLELER

ALTINI ÇİZDİĞİMİZ CÜMLELER
6 Mart 2026 17:03
131
A+
A-

Hiç fark ettiniz mi? İnsan, bazı cümlelerin altını çizerken aslında kendi kalbine gömdüklerinin de altını çizer. Bir kitabı okurken elimize kalem alırız; belki ince uçlu bir kurşun kalem, belki de fosforlu bir kalem… Ve o sayfanın ortasında bazen bir cümleye, bazen de bir paragrafa takılı kalırız. Defalarca okur, defalarca hayallere dalarız. İçimizde bir his sessizleşir ve o cümlenin altını çizmeye başlarız; sanki “Seni gördüm ve anladım,” der gibi. Ya da “Ben de böyleydim, ben de bu duyguları yaşadım,” demenin bir yoludur cümlelerin altını çizmek.

Aslında biz kitapların altını değil; kendi duygularımızın, kendi düşüncelerimizin altını çizeriz. Bazen silik bir renkle, bazen de kalın ve canlı bir renkle… Bazen aceleden yamuk yumuk, bazen de düz bir çizgiyle. Altını çizdiğimiz cümleler rastgele seçilmiş değildir. Onlar bizim yaralarımızın, umutlarımızın, korkularımızın ve bazen de inkâr ettiklerimizin dışa vurulmuş halleridir. Bir başkası aynı sayfayı okur, geçer gider; ama biz orada durup bekleriz. Çünkü o cümle bizi anlatır; kimseye anlatamadığımız, içimize gömdüklerimizi…

Bazen bir aşk cümlesidir altını çizdiğimiz: “İnsanın iyileşmeyen, durmadan kanayan yarası en sevdiklerinden aldığı yaralardır.” Çünkü o cümleleri biliyoruzdur. Denemişizdir, yanılmışızdır; sonra da bir ömür boyu susmuşuzdur. Bazen de güçlü bir cümledir: “İnsan düştüğü yerden değil, kalktığı yerden başlar hayata.” Bu cümleyi çizerken içimizdeki sessiz bir haykırış şahlanır: “Ben de kalkıp en güçlü halimi göstereceğim!”

Ve bazen de kimse görmesin isteriz altını çizdiklerimizi. Çünkü o cümle bizim en kırılgan noktamızdır. Kitabı birine verirken içimizi bir huzursuzluk kapsar; “İnşallah o cümlelere dikkat etmez, okumaz,” deriz. Çünkü o satır, bizim kendimize itiraf etmekte zorlandığımız kırgınlıklarımızdır.

Ne tuhaf değil mi? Bir insanı tanımak için belki de kitaplığındaki kitaplarda hangi cümlelerin altını çizdiğini, hangi kelimelerin gözyaşlarından ıslandığını gözlemlemeliyiz. Ben bazen eskiden okuduğum kitaplarımın kapaklarını tekrar tekrar açıyorum. Yıllar önce altını çizdiğim cümleleri yeniden okuyor ve şaşırıyorum. “Buna mı ağlamışım? Bunu mu kafama takmışım?” diyorum. Çünkü büyümüşüm, değişip olgunlaşmışım. O gün canımı yakan şey, bugün sadece bir anı olarak kalmış.

Demek ki insan değiştikçe altını çizdiği cümleler de farklılaşıyor. Eskiden aşk cümlelerini çizerken şimdi huzur cümlelerinin altını çizmeye başladım. Eskiden “veda” kelimesinde takılı kalırken şimdi “kalmak” kelimesinde yoğunlaşıyorum. Eskiden “Beni anla!” cümlelerine sarılırken şimdi “Kendini sev, kendine sarıl,” cümlelerini hayat felsefem yapıyorum. Belki de hayat dediğimiz şey, altını çizdiğimiz cümlelerin evrimi kadardır.

Şunu fark ettim ki, bazı cümlelerin altını ne kadar çizersen çiz; hayat onları sana öğretmeden, sen onlardan ders çıkarmadan iyileşemiyorsun. Okumak başka, yaşamak bambaşka. Kalemle çizmek kolay, kalpte onu kabul etmek zor. Ama yine de vazgeçemiyoruz altını çizme huyumuzdan. Çünkü insan umut ettiği cümleyi kaybetmek istemiyor. Her düştüğünde o cümleye sarılıp iyileşmek istiyor.

İşte tam da bu yüzden kitaplar bizim sessiz terapistlerimizdir. Kimseye anlatamadıklarımızı, dilimizden dökülemeyenleri bir satırın içine saklar ve yanına küçük ama güçlü bir not düşeriz: “Buradayım.” “Onca acıya, darbeye karşı yaşıyorum.” “En önemlisi, hissediyorum.”

Şimdi sana bir soru soracağım: “En son hangi cümlenin altını çizdin?” Ve daha da önemlisi; altını çizdiğin cümle senin hislerini mi anlatıyordu, yoksa olmak istediğin kişiyi mi?

Adım Büşra Akel. Ayvalıklıyım. Daha çok deneme yazısı yazıyorum. Onun dışında şiir, gezi yazısı da yazıyorum. Gezmek, yazmak ve okumak hayatımın vazgeçilmez hobileri.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.