Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 6°C
Yağmurlu
Afyon
6°C
Yağmurlu
Çar 9°C
Per 9°C
Cum 8°C
Cts 12°C

RUHUN ANA VATANI: DOSTLUK

RUHUN ANA VATANI: DOSTLUK
5 Ocak 2026 17:55
172
A+
A-

İnsan, bu dünyada bir göçebedir; yanına ne alırsa alsın, sonunda sadece kendisiyle kalacağını sanır. Oysa dostluk, bu büyük yanılgının ortasında açan mor bir zambaktır. Dünya bizi birer sayıya, birer veriye ve geçici heveslere indirgerken; bir dostun karşısında, üzerimizdeki tüm kimliklerden sıyrılıp sadece “kendimiz” olarak kalırız. Bu, paranın satın alamayacağı, hırsın ulaşamayacağı tek zenginliktir. Dostluk, zamansız bir emanet hükmünde, kalbimizde masmavi bir gökyüzü inşa eder.

Kelimelerin yetim kaldığı anlarda başlayan şiirdir dostluk. Bazı bağlar vardır ki, onları anlatmaya çalışmak denizi bir bardağa sığdırmaya benzer. Dostluk; sadece güzel günlerin neşesi değil, ruhun en zifiri gecesinde avucuna bırakılan o adsız sıcaklıktır.

Dost, ruhun nabzını tutar. Herkes sesini duyar, ama sadece dostun o sesin ardındaki titremeyi sezer. Dostluk, bir başkasının yarasına dokunurken parmak uçlarında şifa taşıyan bir simyacıdır.

Yıllar geçer, yüzler değişir, şehirler yıkılır… Fakat bir dostla bölüşülen o içten gülümseme, zamanın dışına fırlatılmış bir yıldız gibi parlamaya devam eder. Bu, insanın kendine bıraktığı en soylu mirastır. Bu yüzden dostluk görünmez bir servettir

Hayat bazen akordu bozuk bir saz gibidir; hangi tele vursan hüzün verir. İşte o anlarda bir dost çıkıp gelir, senin yarım bıraktığın ezgiyi tamamlar. Onun varlığı, hayatın o karmaşık gürültüsünde duyduğun tek berrak tınıdır.

Bir dostun bakışı, insanı kendi içindeki o çıkmaz sokaklardan çekip alan bir pusuladır. O pusula kuzeyi değil, her zaman merhameti ve hakikati gösterir. Bizler, birbirimizin eksiklerini tamamlamak için değil, birbirimizin tamlığına şahitlik etmek için seçiliriz.

Gerçek zenginlik; bir omuzda ağlayabilmenin lüksü değil, o omzun senin için bir limana dönüşeceğinden emin olmanın getirdiği o tarifsiz huzurdur. Dostluk, insanın kendi gurbetinde bulduğu tek ana vatanıdır.

Her şeyin hızla tüketildiği, sevginin bile bir “ekran kaydırması” kadar kısa sürdüğü bu çağda; bir insanın kalbine demir atmak ve orada unutulmamak… İşte asıl saltanat budur. Dostun varsa, dünya seni asla yutamaz; çünkü senin kıyıların, bir başkasının dualarıyla korunmaktadır.

Dostlukta ruhlar o kadar derin bir şekilde birbirine karışır ve kaynaşır ki, onları birleştiren dikişi artık kimse bulamaz. Ve ruh ana vatanında tüm telaşlardan arınmışlığın huzurunu yaşar.

 

 

 

 

Merhaba öncelikle Ben Seher Baran Memleket olarak  nerelisin diye sorarsanız size  kendimi Vatan'ın en güneyinden gündüzü  seyranlık gecesi gerdanlık dedikleri O şehirle tanıtırım. Kapkara surlarla çevrili, heybetli ve Hevsel bahçelerinin ferahlığı ile dolu bir şehirde de   ikamet ediyorum .Yazmayı  en yakın arkadaş bildim hep ve bu duygu beni buralara getirdi. Evliyim ve ilham kaynağım olan bir kız annesiyim. Öğrenen ve öğretmeye meraklı bir öğretmenim
YORUMLAR

  1. Gunes21 dedi ki:

    Dostluğu bir kavram olmaktan çıkarıp bir sığınak, bir ana vatan haline getirmişsin. Her cümlede merhamet var, hakikat var. Bu yazı uzun süre insanın içinde kalıyor.
    Okudukça insan kendi hayatındaki dostları düşünüyor. Kalemin daim olsun…