KİTAPLAR DİYORUM AZİZİM
Kitaplar bir deniz olsa, ben karaya çıkmak istemezdim. Zamanım sınırsız olsa, başka hiçbir iş yapmasam, kitaplarımın dizinin dibinden hiç ayrılmasam. Öğretmen, arkadaş, kardeş, sırdaş… Her şey olabilme yeteneğine sahip tek varlık. Kan bağım olmasa da can bağım var benim sayfalarla, kopamıyorum…
Kitapsız bir yaşam düşünemiyorum.
Kitaplar gibi insanoğlu da çeşit çeşit. Kiminin işi olmaz mürekkep kokan sayfalarla, kimi okuyamadığı her gün, kendine dert edinir. Bazıları şiir sever, bazıları tarihin bilinmezliğini.. Bazıları hayalperestliği sever; bilinmez dünyalara açılan o kapıları zorlar. Polisiye sevmek tutkudur biraz, her taşın altında bir delil ararlar.
Ormandan kesilen her ağacın bir hatırası gibi kitap yaprakları. Onlar ölmüyorlar, ruhları kelimelerle birleşerek yaşamaya devam ediyor sanki. Okurken gözümüzde canlansın diye mistik güçlerini kullanıyorlar. Yazara saygı, okuyucuya sevgi besliyor, bunu hisseden kitapların bağımlısı oluyor. Karşılıksız sevgi; bir annenin evladına duyduğu, bir de kitabın okuyucusuna hissettirdiğidir. Öyle saf, öyle çıkarsız, öyle içten…
Satır satır yazmış senin de kaderini Allah, bir kitaba… Levh-i Mahfuz’a!
Peygamberlerin tebliğ ettiği hakikate, kitaplar şahitlik etmiş. Rabb onları insanlığa rehber olsun diye yaratmış. İlk emri “Oku!” olan kutsal kitabı, insanoğlu okumaktan aciz kalmış. Sesinle değil ruhunla okumalısın, gönüllere hitap eden Kur’an-ı Kerim’i. Yaratanın yarattığı ile kavuşması, yine bu sayfaların mucizesi. Durup düşünmeden okuyan; bilgi edinen değil, okuyan cahildir sadece… En büyük yazara ayıptır, en büyük kitaba yazıktır hakkıyla okumamak… Sevmek; hürmet etmektir, yazana da yazılana da…
Aşk bile kitaplarla daha anlamlı aslında… Değil mi ki Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı bize aşkı öğretti. Mevlana Rabb ile olan gönül bağını keşfetti. Işık tutular; Şems ile, bizlere kadar yansıdı. Hakk’a aşıklar bize sevdayı anlattı. Dünya döner kalbin ekseninde, sadece kan pompalamaz. Bütün duygular ordan dağılır, vücudun her bir hücresine…
Kitaplar diyorum azizim; anlatsan dilin dönmez, okusan ömrün yetmez. Bir insan ömrüne kaç kitap sığar bilinmez. Uyku da tatlıdır onun eşliğinde, uykusuzluk da… Sevinç, keder hepsi yekpare bir kitaba sığar. Erdem de onda bulunur, özlem de… Gel okuyalım kardeşim, dünya için de ahiret için de…