13 Mayıs 2026, 20:34:52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 22°C
Parçalı Bulutlu
Afyon
22°C
Parçalı Bulutlu
Per 20°C
Cum 17°C
Cts 20°C
Paz 21°C

BAYRAMIN HEDİYESİ

BAYRAMIN HEDİYESİ
20 Mart 2026 12:37
156
A+
A-

Uzun bir süre sonra ilk defa geç kalktım yataktan. Sırf bölünmesin diye bütün alarmları kapattım, telefonumu sessize aldım. Bayramlarda büyükler küçüklere hediye alırdı hep; bugün bayramdı ve bu uyku da bayramın bana bir hediyesiydi sanki.

Geç saatlere kadar uyumuştum. Rüyalar, uykuda bana bayram bahşetmişti. Uyandığımda hâlâ yüzümde hasret kaldığım yastık izi, gözlerimde fazla uyumuş olmanın verdiği sersemlik vardı. Kahvaltı yaparken aklımda tek bir şey vardı: Acaba kardeşim bu sene yeğenlerimi getirecek miydi? İkisini de çok özledim.

Onlara ışıklı ayakkabılar, rengârenk balonlar aldım. Balonları şişirdikten sonra bağlamadan bırakıp odada hızlıca dönmelerini, Arda’nın her zamanki gibi balondan tiz sesler çıkarmasını hayal ettim. Onların kahkahaları doldururdu evimin içini. Onlara çeşit çeşit tatlı da aldım: tulumba, baklava, halka…

Bayramda belki dondurma yemeye gideriz, belki künefe. Ama peynirli künefenin üstüne dondurma… Melis tatlıyı ayrı, dondurmayı ayrı yer. Arda ise dayanamaz, dondurmayı künefenin üstüne koyar, öyle yer künefeyi. Onların attığı kahkahalar gözümün önüne gelir.

Evi topladıktan sonra ikramlıkları ve akşamki bayram yemeğini hazırladım. Önce komşularımın zilini çaldım, hepsiyle bayramlaştım. Beni gördüğüne en çok Necla teyze sevindi. Çocukları bu bayrama gelmemiş, telefon açmışlardı; ama telefon yerini tutar mı hiç gözlerinin içine gülmenin?

Cebimde çeşit çeşit şeker doldu. Şekerleri görmek yüzümde hafif bir tebessüm bıraktı; sanki çocukluğuma gittim.

İkramlıkları hazırladım, masayı kurdum ve heyecanla kapının çalmasını bekledim. Akrep ile yelkovanın sesleri zihnimde yankılanıyordu. Ve evet… Zil çaldığında sevinçten kalbim boğazımda atıyordu sanki.

Hızlıca açtım kapıyı. Yüzlerinde hiç silinmesini istemediğim bir tebessümle beklemişlerdi kapıyı açmamı. Önce bayramlaştık. Mendillerin içinde bayram harçlıklarını ve bayram şekerlerini verdim.

Arda balonların peşinden koşuyor, Melis gülerek peşinden koşuyor. Kahkahaları duvarlara çarpıp odanın içinde dolaşıyordu. Bir köşede onları izlerken fark ettim; sabah aldığım o uzun uykudan daha büyük bir hediyeymiş aslında bu bayram. Evimin içini dolduran o kahkahalar.

Adım Hanife Sever. 2004 yılında Elazığ’da doğdumElazığ Fırat Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü öğrencisiyim sizlerle olmaktan mutluluk duymaktayım.
YORUMLAR

  1. Elif Çepel dedi ki:

    En büyük bayram hediyesi aslında hatırlanıp , sevilip, sayıldığını bilmek. Sıcacık bir hikaye olmuş. Elinize sağlık